16İşte onlar (öyle kimselerdir ki) biz onların yaptıklarının en güzelini kabul ederiz. Günahlarını da bağışlarız. Onlar cennet ashâbı içindedirler. Bu kendilerine vaad edilmiş dosdoğru bir sözdür. Hamza, Ali ve Hafsa göre (.......) şeklindedir. Diğerlerine göre ise (.......) şeklindedir. Bu senin, “bana onlardan ikram olunanlardan arasında ikram etti ve beni onlardan biri saydı” manasını kasdederek “emir arkadaşlarından oluşan insanlar arasında bana ikram etti” sözünde olduğu gibidir. “Cennet ahalisi arasında oldukları ve onlar içinde kabul edildikleri hâlde” manası üzere hâl olmak üzere mahallen mensûbtur. (.......) tekid edici mastardır. Çünkü (.......) ve (.......) Allah'ın, onlara kabul ve bağışlama vadidir. Denildi ki: Bu âyet, Ebû Bekir Sıddîk (radıyallahü anh) babası Ebû Kuhafe annesi Ümmül Hayr, çocukları ve onun onlar hakkındaki duasının kabulü hakkında nâzil olmuştur. Zira o, otuz sekiz yaşında iken Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e îman etmiş ve ana babası için kırk yaşındayken dua etmiştir. Muhacir ve ensardan, Ebû Bekir (radıyallahü anh) dışında kendisi ana babası erkek ve kız çocukları Müslüman olan hiçbir sahâbe yoktur. Onlar dünyada iken doğru bir vaadle vaad olunuyorlardı. |
﴾ 16 ﴿