9

Eğer mü'minlerden iki gurup birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını düzeltin. Şayet biri ötekine saldırırsa, Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla savaşırı. Eğer dönerse artık aralarını adaletle düzeltin ve (her işte) adaletli davranın. Şüphesiz ki Allah adil davrananları sever.

Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) eşek üzerinde olduğu hâlde ensardan birkaç kişinin oluşturduğu bir meclisde durdu. Bu arada eşek işedi. Abdullah b. Ubey burnunu tuttu ve:

- Eşeğine yol ver onun kokusu bizi rahatsız etti, dedi. Buna karşılık Abdullah b. Revaha:

- Vallahi, onun eşeğinin sidiği senden daha iyidir, dedi ve oradan ayrıldı. Tartışma büyüdü. Birbirlerine sövmeye ve vurmaya başladılar. Evs ve Hazrecden adamlar geldi. Sopalarla birbirlerine girdiler.

“Ellerle ayakkabılarla ve yapraklı hurma dallarıyla birbirlerine vurdular.” denildi.

Bunun üzerine Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) geri geldi ve onların arasım düzeltti. Bu olay üzerine bu âyet nâzil oldu.

(.......) kelimesi mana üzerine hamledilerek çoğul kılınmıştır. Çünkü iki gurup topluluk ve insanlar manasınadır. (.......) da lâfza bakılarak tesniye getirilmiştir.

Bağy: Haddi aşmakta ileri gitmek, zulmetmek ve barıştan kaçınmak demektir.

Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla savaşırı.”

Yani Allah'ın kitabında zikrolunan barışa ve düşmanliğin gitmesi ile ilgili buyruğuna dönünceye kadar.

(.......) Dönüş demektir. Gölge ve ganimet bununla adlarıdırılmıştır. Çünkü gölge, güneşin onu silmesinden sonra geri döner. Ganimet de kâfirlerin mallarından Müslümanlara dönen şeydir. Saldıran gurubun hükmü, savaştığı müddetçe kendilerine karşı savaşılmasının gerekliliğidir. Savaşmayı bıraktığında ise bırakılırlar. Eğer savaşmayı kesip Allah'ın (celle celâlühü) emrine dönerlerse artık aralarını adaletle düzeltin. “Adaletli davranın” adaletli olun. Bu araların bulunmasında adaletle emredildikten sonra, genel yollu adaletin kullanılmasıyla emirdir.

“Adil davrananları...” adaleti olanları... (.......) zülüm (.......) ise adalet demektir. Fiil de bundandır. (.......) babındandır. Hemzesi ayırma içindir.

Yani adalet zail oldu demektir. O da zulümdür.

9 ﴿