12Ey îman edenler! Zandan çokça kaçının. Çünkü zannm bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O hâlde Allah'tan korkun. Şüphesiz ki Allah tevbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir. Şerden uzaklaştırdığında “onu şerden uzaklaştırdı” denir. Onun hakikati onu bir tarafa çekti demektir. (.......) fiili iki mefûl alır. Nitekim Allah'u Teâlâ: “Hatırla ki İbrâhîm şöyle demişti: Rabbim beni ve oğullarınıı putlara tapmaktan uzak tut” buyurmuştur. Mutavaat için olduğunda (.......)de olduğu gibi bir mefûl alır. Kaçınılması emrolunan zannm bir kısmıdır. Bu bir kısım da çoklukla sıfatlanmıştır. “O senin hayır sahipleri hakkındaki kötü düşüncelidir. Günahkârlar için ise, bize düşen onlar hakkında yaptıkları fillere göre düşünmektir.” Ya da âyetin manası çokça kaçının, ya da bir kısmından sakınma mümkün olsun diye çoğundan sakının demektir. “Günah sâhibi” azâba müstehak olan günahtır. Günahın karşılığı (cezâ) için (.......) ve (.......) gibi (.......) vezninde (.......) de denilmiştir. “Birbirinizin kusurunu araştırmayın.” Yani Müslümanların gizliliklerini ve ayıplarını araştırmayın. Bir işi arzuladığında ve onu araştırdığında “İşi araştırdı” denir. (.......) fiilindendir. (.......) veznindedir. Mücahitten şöyle nakledilmiştir: “Allah kulları üzerine örttüğü müddetçe kusurları araştırmayın, demektir.” “Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin.” Gıybet: kişiyi yokluğunda ayıplayarak zikretmektir “Cinayet/adam öldürme” kelimesi (.......) kelimesinden geldiği gibi. (.......) kelimesinden gelmektedir. Hadisi şerifte: “O kardeşini çirkin gördüğü şeyle zikretmendir. Eğer o, onda varsa, o gıybettin Değilse o bühtandır” buyurulmuştur. İbni Abbâs (radıyallahü anh) dan şöyle nakledilmiştir: “Gıybet insan köpeklerinin katığıdır.” Medine kırâatine göre (.......) ve (.......) şeklindedir. “Biriniz ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?” Bu gıybet edenin gıybetini yaptığı kişinin şerefine dil uzatmasının, en çirkin bir surette mübalağalarla örneklendirilmesi ve tasviridir. Şunlar o mübalağalardandır: Manası itirafa zorlayan sonu son derece çirkin olan şeyin sevgi kelimesine bitiştirilmesi, fiilin “sizden biriniz” şeklinde bir kişiye isnad edilmesi, bu birlerden hiç birinin bunu sevmediğini bildirmesi. Gıybeti, insan eti yemek şeklinde örneklendirmesi, kardeş kılmak suretiyle temsil getirdi. Onu da kardeş eti noktasında bırakmadı ölü kardeş kıldı. Katâde'den şöyle nakledilmiştir: “Kurtlanmış leşi bulduğunda ondan yemeyi çirkin gördüğün gibi din kardeşinin etini yemeği de aynı şekilde çirkin gör demektir.” (.......) kelimesi (.......) kelimesinden, ya da (.......) den hâl olmak üzere mensûbtur. Onlardan hiçbirinin kardeşinin ölüsünü yemeyi sevmediğini onlara kabul ettirdikten sonra, “İşte bundan tiksindiniz” dedi. Yani sizin onu çirkin görmeniz akıl düzgünlüğüyle gerçekleşti. O hâlde bunun bir benzeri olan gıybeti çirkin görmeniz de din düzgünlüğüyle gerçekleşsin. Tevvab: Tevbenin kabulü hususunda son hadde varan demektir. Mana: “Sakınmakla emrolunduğunuz şeyleri terketmekle ve bunlardan işlediğiniz şeylere pişman olmakla Allah'tan sakının. Çünkü siz eğer sakınırsanız Allah sizin tevbenizi kabul eder ve size tevbe eden müttakilerin sevabını verir.” Rivâyet edildiğine göre Selmanı Farisi (radıyallahü anh) sahâbeden iki kişiye hizmet ediyordu. Onların yemeklerini pişiriyordu. Birgün uyudu işinden geri kaldı. Onu kendileri için katık istemek üzere Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gönderdiler. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in kilerinin başında Üsame b. Zeyd (radıyallahü anh) vardı. - Yanımda bir şey yok dedi. Selman (radıyallahü anh) o iki sahâbeye bunu haber verdi. Onlar: - Eğer onu samiha kuyusuna göndersek onun suyu kurur” dediler. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in huzuruna geldiklerinde Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ikisine: - “Bana ne oluyor ki ağızlarınızda et yeşilliği görüyorum.” buyurdu. Onlar: - Et yemedik, dediler. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): - “Gerekten siz ikiniz gıybet ettiniz. Kim bir mü'minin gıybetini ederse onun etini yemiştir” buyurdu. Sonra da bu âyeti okudu. Denildi ki: “Halkın gıybeti, haktan uzak kalmaktan olur.” |
﴾ 12 ﴿