15Gerçek mü'minler! Ancak Allah'a ve Rasûlü'ne îman eden, ondan sonra asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlardır. İşte doğrular ancak onlardır. (.......) fiili kişiyi töhmetle birlikte şüpheye düşürdüğünde kullanılan (.......) fiilinin mutavatıdır. Mana; onlar îman ettiler sonra îman ettikleri, tasdik ettikleri hususta nefislerinde hiçbir şüphe meydana gelmedi. Yakin getirmek ve şüphe etmemek imanın özü olduğundan, makamını göstermek için îmandan sonra, onu yalnız zikretti ve onu gelecek zamanlar içinde de dipdiri kaldığını bildirmek için (.......) sonra kelimesiyle îmana atfetti. “Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlardır.” Bununla kendisine karşı cihad edilenin kastedilmesi mümkündür. O da savaşan düşman ya da şeytan ya da nefsin hevasıdır. (.......) nin (.......) fiilinden mübalağa olması da mümkündür. “Canlarıyla savaşırlar,” sözüyle savaşırı kastolunması ve ibâdetlerin tamaminin ele alınması mümkündür. Malların bir benzerinin kastedilmesi zekâtın ve mala taallûk eden bütün sâlih amellerin ele alınması mümkündür. Mübteda olan (.......) nin haberi (.......) dır. Yani “îman ettik” sözlerinde doğru söyleyenlerdir. Beni Esed bedevilerinin yalan söylediği gibi yalan söylemeyenlerdir. Ya da onlar îmanları doğru ve gerçek olanlardır. (.......) sözü (.......) ün sıfatıdır. Bu âyet indiğinde bedeviler peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e geldiler. Samimi olduklarına dair yemin ettiler. Bunun üzerine şu âyet nâzil oldu. |
﴾ 15 ﴿