21Rabbinizden bir mağfirete Allah'a ve peygamberlerine inananlar için hazırlanmış olup genişliği gökle yerin genişliği kadar olan cennete koşuşun. İşte bu Allah'ın lütfü dur ki onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sâhibidir. Dünyayı tahkir edip işini küçük gösterdikten ve ahret işini de büyük gösterdikten sonra kullarını bu ayetle, ondan vaat edilene nail olmaları için gayret göstermeye teşvik etmektedir. O vaad edilenler de şiddetli azaptan kurtaran mağfiret ve cennete girmek suretiyle gerçekleşen başarıdır. “... koşuşun...” sâlih amellere koşuşun demektir. Denildi ki: “Koşu meydanlarında yarışan yarışçılar gibi yarışın demektir.” “.... genişliği gökle yerin genişliği kadar olan cennete koşuşun.” Suddi şöyle demiştir: Yedi kat göğün ve yedi kat yerin eni kadar, uzunluk değil de genişlik zikredilir. Çünkü uzunluk ve genişliğe sahip olan her şeyin genişliği uzunluğundan daha azdır. Dolayısıyla da genişliği bu kadar büyük olunca uzunluğunun da ondan daha büyük olduğu bilinir. Ya da arz kelimesi ile uzunluk ye eni içine alan genişlik kast edilmiştir. Bu, “cennet dördüncü semada” diyen kişinin sözünü çürütmektedir. Çünkü göklerin birinde olan bir şey göklerin ve yerin genişliğinde olamaz. Bu âyet, aynı zamanda, allah (celle celâlühü) ve peygamberlerine inanlar için hazırlanmış bu cennetin yaratılmış olduğuna delildir. İşte vaat edilen bu cennet ve mağfiret allah'ın (celle celâlühü) lütfudur ki onu dilediğine verir. Onlar da mü'minlerdir. Bunda allah'ın (celle celâlühü) lütfü olmadan hiç kimsenin cennete giremeyeceğine delil vardır. Daha sonra her vukuu buları şeyin allah'ın (celle celâlühü) kazası ve kaderi ile meydana geldiğini şu ayetle açıklamıştır: |
﴾ 21 ﴿