28“Rabbim! Beni, ana - babamı, îman etmiş olarak evime girenleri, îman sâhibi erkekleri ve kadınları bağışla, zalimlerin de ancak helâkini artır.” “Ana - babamı” onlar Müslümandılar. Babasının ismi Lemek, anasının ismi Semha idi. Denildi ki: “O ikisi (ana-babası) Âdem ile Havva idi.” (.......) şeklinde de okunmuştur. Bununla, iki oğlunu, Sam ve Ham'ı kastediyordu. “Evime girenleri” evime ya da mescidime ya da gemime girenleri. “Îman etmiş olarak” Çünkü o biliyordu ki: Onun evine mü'min olarak giren bir kimse bir daha küfre dönmüyordu. “Îman sâhibi erkek ve kadınları bağışla.” Kıyamet gününe kadar gelecek olan îman sâhibi erkek ve kadınları bağışla. Önce özellikle kendisiyle birlikte olan kişileri zikretti. Çünkü onlar, onun duasına daha layık ve daha fazla hak sâhibidir. Daha sonra îman eden bütün erkekleri ve kadınları genelledi. “Zalimlerin” yani; kâfirlerin ancak helâkini artır. Bundan sonra onlar helâk edildiler. İbni Abbâs (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Nûh (aleyhisselâm) iki dua yapmıştır. Biri mü'minlerin bağışlanması, diğeri kâfirlerin helâk edilmesidir. Kâfirlerin helâk edilmesiyle ilgili duası kabul oldu. Mü'minler hakkında yapmış olduğu duanın kabul edilmemesi de mümkün değildi. Boğuları kâfirlerin küçük çocukları hakkında ihtilaf olundu. Denildi ki: “Allah, tufandan kırk yıl önce onların karılarını kısırlaştırdı da boğulduklarında onlarla birlikte küçük çocuk yoktu.” Yine denildi ki: “Allah onların temiz olduğunu bildiği için onlar eziyet çekmeksizin helâk edildiler.” Allahu A'lem. |
﴾ 28 ﴿