11- / 12- / 13- / 14Tek olarak yaratıp, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim, kendisi için (nimetleri) ayaklar altına serdiğim o kimseyi bana bırak. Yani; onu bana bırak, bana sipariş et. Velid b. Muğire'yi kastediyor. O, kavmi arasında Vahid (tek adam) lakabıyla anılırdı. (.......) ma'tûf ya da mef'ûlu meahtır. (.......) deki (.......) dan hâldir. Yani; beni onunla tek başıma bırak. Zira ben seni onun işinden korurum, demektir. Ya da (.......) daki (.......) den hâldir. Yani; onu tek başıma olduğum hâlde yarattım. Onun yaratılışında bana hiç kimse ortak olmadı demektir. Ya da hazfedilmiş (.......) den ya da (.......) den hâldir. Yani; onu tek başına, kimsesiz ve malsız olarak yapayalnız yarattım, demektir. Sonra ona ihsanda bulundum. “Kendisine geniş servet... verdim.” (Arazi, çiftlik gibi) uzun uzadıya uzatılmış çok mal, servet, ya da nema ile artırılmış mal, servet demektir. O, ziraat, hayvancılık ve ticaretle uğraşıyordu. Mücahid'den nakledildiğine göre onun yüz bin dinarı ve Taif te yaz kış meyveleri eksik olmayan arazisi vardı. “Önünde duran oğullar” sefere çıkmaya muhtaç olmadıklarından dolayı Mekke'de kendisiyle birlikte olan oğullar. On taneydiler. Onlardan Halid, Hişam ve Ammare Müslüman oldular. “Kendisi için (nimetleri) ayaklar altına serdiğim” ona makam, mevki ve başkanlık verdim. Makam ve servet nimetlerini ona verdim. Bu iki nimetin bir araya gelmesi dünya ehli nezdinde kemaldir. |
﴾ 11 ﴿