180

Allah'ın, kendilerine kereminden verdiğinde cimrilik edenler, onun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Cimri insanlar, cimriliklerinin kendilerine hayır getireceğini sanmasınlar.

Aksine o cimrilikleri,

kendileri için şerdir. Cezayı üzerlerine çekmektedir.

Cimrilik ettikleri şeyler, kıyamet gününde boyunlarına dolanacak tır. Yaptıkları cimriliğin vebalini çekecekler ve cimrilikleri, bir halka olup boyunlarına sarılacaktır. Bu, mecaz manasında değil, hakikat manasında kullanılmıştır. Aşağıda zikredeceğimiz hadisin de ifade ettiği üzere, yaptıkları cimrilikler, ateşten bir halka veya yılan olarak, onların boyunlarına sarılacaktır.

Göklerin ve yerin mirası, başkasına değil, sadece

Allah'a aittir.

Buradaki ”miras"lan kasıt, miras olarak alınan mal ve diğer şeylerdir. Onlara ne oluyor da, Allah'ın mülkünde cimrilik yapıyorlar, O'nun yolunda harcamıyorlar? Ya da harcamayıp ellerinde tuttukları şeyler, onlar öldükleri zaman, miras olarak başkalarına kalır. Böylece, kendilerinede pişmanlık ve şaşkınlık kalır.

Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. Verdiğinizi veya vermediğinizi bilir, sizi onlara göre hesaba çeker.

Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmaktadır: ”Malı olup da zekâtım vermeyen kişi, kıyamet gününe, gözleri üzerinde iki işaret olan, çıngıraklı bir yılanla birlikte gelir. Yılan onun boynuna sarılıp, şakaklarını yakalar ve: 'Ben senin malınım. Ben senin hazinenim' der. Daha sonra Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ' ...cimrilik edenler, onun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar...' âyetini okudu."

Başka bir rivâyette de: ”Zekât vermekte cimri davrananın malı, kıyamet günü bir yılan olur ve boynuna sarılır. Onu, başından ayağına kadar ısırır. Onun başına vurarak 'ben senin malınım' der" buyurulmuştur.

Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), bir hadislerinde de: ”Devesi, ineği veya koyunu olup da, zekâtını vermemiş olan hiçbir kimse yoktur ki, bu hayvanlar, kıyamet günü daha besili bir halde karşısına gelmiş olmasın. Tırnaklarıyla üzerine çıkar ve boynuzlarıyla ona toslar. Bu, sıra ile devam eder. Arkadaki hayvanlar bitince, öndekiler getirilir ve böylece devam eder. Tâ ki, insanlar arasında hüküm bitinceye kadar"m buyurur.

Zekâtı vermemek, ahirette ceza çekmeyi gerektirir. Onu vermek de, sevaba ulaştırır. Zekât, dünyada malın kalesidir. Buyrulmuştur ki: ”Zekât vererek, malınızı kale içerisine alın. Sadakayla hastalarınızı tedavi edin. Belalara karşı, dua ederek yardım isteyin."m

180 ﴿