53

İman edenler, münafıkları işaret ederek, Yehudilere:

'Sizinle beraber olduklarına dair ağır yemin edenler bunlar mıdır?' derler. Nitekim münafıklar, Yehudilere dostluk besliyor; onların egemenliğini umuyor; bu boş hayallerinden dolayı onlara aşırı sevgi besliyorlardı. İşte, bu durumda mü'minler -münafıkları kasdederek- Yehudilere diyorlar ki: Sizinle beraber oldukları, size yardım edecekleri ve destek sağlayacakları konusunda ağır yemin edenler bunlar mıdır? Yani, siz yanılıyorsunuz; bu konuda hatalısınız!... ”Ağır yemin"den amaç, en şiddetli ve en büyük yemindir.

Onların amelleri boşa gitmiştir ve hüsrana uğramışlardır. Dostluk için yapmış oldukları amelleri boşa çıkmıştır. Nitekim, egemenlik Yehudilerin eline geçmediği gibi, yaptıkları işlerinde zararlı çıkmışlar ve türlü türlü sıkıntılara maruz kalmışlardır.

İyi bilinmelidir ki Hak, her zaman galip gelir. Bâtılın üstünlüğü saman alevi gibidir; aniden yükselir ve yerle bir olur. Bu yüzden bâtıla ve bâtıl yandaşlarına meyletmek mü'mine yakışmaz. Bâtıl taraftarları kim olursa olsun, sonuç değişmemelidir.

Ebû Mûsa el-Eş'ari der ki: ”Ben bir defasında Hazret-i Ömer'e dedim ki: 'Benim, Hristiyan bir kâtibim var, ne yapayım?'" Hazret-i Ömer'in cevabı şu oldu: ”Ne olmuş sana, Allah seni şaşkınlığa düşürmüş; niçin bir Müslüman katip tutmuyorsun ki?!... Sen hiç yüce Allah'ın: ”Ey iman edenler! Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin" emrini işitmedin mi? Bunun üzerine ben dedim ki: ”Onun dini ona ... Bana, yazdığı şey lâzım." Hazret-i Ömer de dedi ki: ”Onlara saygı göstermeyin; çiinkü Allah onları alçaltmıştır. Onlara güvenmeyin; çünkü Allah, güvenilmez olduklarını belirtmiştir. Onları kendinize yaklaştırmayın, çünkü Allah onları uzaklaştırmıştır. Hesap et ki, senin Hristiyan kâtibin öldü. Yani, diyelim ki o, öldü. O zaman ne yapabilirsin ki?

53 ﴿