54

Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse... Bu âyetle sözkonusu edilen olay, Kuranın, meydana gelmeden önce haber verdiği olaylardan bir tanesidir.

Nitekim, rivayet edildiğine göre Hazret-i Peygamber döneminde Müdlecoğulları İslâm'dan döndüler. Onların reisi, Zü'l-Himâr diye bilinen Esved el- Ansî idi. Bu adam bir kâhindi. Yemende, peygamberlik iddiasında bulunmuştu. Ülkesine hakim olmuştu. O derece ileri gitti ki, Hazret-i Peygamber'in valilerini ülkesinden kovdu. Bunun üzerine Hazret-i Peygamber, Muaz b. Cebel ve beraberindeki mü'minlere Esved'e savaş açmaları emrini gönderdi. Sonuçta Fîrûz ed-Deylemî, Esved'i yatağında öldürdü. Hazret-i Peygambere, bu haber Allah tarafından bildirildi. Hazret-i Peygamber de Esved'in öldürüldüğünü ashabına müjdeledi.

Dinden dönen ikinci bir grup da Yemâme'deki Hanifeoğullarıydı. Bunların reisi de yalancı Müseyleme idi. Bu da, hicretin onuncu yılının sonlarında, henüz Hazret-i Peygamber hayatta iken peygamberlik iddiasında bulunmuştu. Peygamberlikte Hazret-i Muhammed'in ortağı olduğunu ileri sürüyordu. Hatta Hazret-i Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle bir mektup yazmıştı: ”Allah'ın Resulü Museyleme'den Allah'ın Resulü Muhammed'e... Bundan sonra: Yeryüzünün yarısı bana, yarısı sana aittir." Bu mektubu iki arkadaşıyla birlikte Hazret-i Peygambere gönderdi. Hazret-i Peygamber onlara dedi ki: ”'Elçiye zevâl yoktur' kuralı olmasaydı, ikinizin de boynunu uçururdum." Sonra Müseyleme'ye şu cevabı yazdı: ”Allah'ın Rasûlü Muhammed'den, çok yalancı Müseyleme'ye ... Bundan sonra: 'Şüphesiz yeryüzü Allah'ındır, Onu kullarından dilediğine miras bırakır. İyi âkibet Allah'tan korkanlarındır." (A'raf: 128) Daha sonra Hazret-i Peygamber hastalandı ve vefat 'etti. Nihayet, Hazret-i Ebûbekir, Halid b. Velid komutasında kalabalık orduyu Müseyleme'nin üzerine gönderdi. Sonuçta, zorlu bir çatışmadan sonra, Hazret-i Hamza b. Abdulmuttalib'in katili Vahşî eliyle, yüce Allah onun sonunu takdir etti. Nitekim Vahşî şöyle derdi: ”Ben cahil iye dönemimde insanların en iyisini, müslüman olduktan sonra da insanların en kötüsünü öldürdüm.."

İşte, ey iman edenler! Eğer sizden, dinden dönen olursa,

Bilsin ki Allah, helâk ettikten sonra

onların yerine, kendisinin onları, onların da kendisini sevdiği, mü'minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı ise, güçlü ve şerefli olan, onlara üstün gelen

Allah yolunda cihad eden ve kınayanın kınamasından korkmayan; cilıaddan geri kalmayıp dine sıkı sıkı sarılan

bir kavim getirir. Kimisine göre bunlar. Yemen halkıdır. Çünkü Hazret-i Peygamber: ”iman Yemenlidir; hikmet de Yemen"e mensuptur." buyurmuştur. Hazret-i Peygamber'in imanı Yemen halkına böylece nisbet etmesinin sebebi, güçlü ve mükemmel iman sahibi olduklarına işaret etmek içindir. Kuşkusuz bunlardan amaç, her zamanki tüm Yemen halkı değil; o zaman mevcut bulunan Yemen halkıdır. Kimine göre ise buradaki kavimden amaç Ensar'dır.

İşte bu, yani yüce Allah'ın bu kavmi nitelendirdiği sevgi, alçakgönüllülük, güçlülük ve mücahitlik gibi özellikler

Allah'ın bir lütfü dur O'nun ihsan ve keremidir. Yoksa bu özellikler, sözkonusu kavmin tekelinde değildir. Hikmet ve maslahatın gerektirdiği ölçüde yüce Allah

onu dilediğine verir. Allah, geniş ihsan sahibidir. Lütuf ve keremi boldur.

Her şeyi çok iyi bilendir. İhsan edilmeye, başarıya ulaştırılmaya en çok lâyık olanı kendisi daha iyi bilir.

54 ﴿