20

Derken şeytan, kendilerinden örtülmüş olan çirkin yerlerini, yani avret mahallerini -ki elbiseyle örtülü olduğu için birbirlerinin avret mahallerini görmüyorlardı-

göstermek için onlara vesvese verdi ve vesvesesiyle onlara kötülük yapmak, yani, meleklerin yanında avret yerlerinin açılması suretiyle onları küçük düşürmek istedi.

Bunda, zorunlu durumlar dışında avret mahallini açmanın çirkin, insan yaratılışına aykırı olduğu konusuna işaret vardır.

"Vesvese", şer'an kötü olan şeyi süslü göstermek için şeytanın insan kalbine bıraktığı ve sürekli tekrarladığı gizli sözdür.

Âdem ile eşini tuzağa düşürmek için ilk başladığı şey, onların yanında hıçkıra hıçkıra ağlamasıydı. Onlar bunu işitince üzüldüler ve: ”Seni ağlatan nedir?" diye sordular. O da: ”Size ağlıyorum. Ölecek, içinde bulunduğunuz nimet ve ikramlardan ayrılacaksınız" cevabını verdi. Bu söz onları etkiledi. Bunun üzerine ”kendilerinden örtülmüş olan çirkin yerlerini göstermek için" ikinci defa onlara vesvese verdi.

Sizi Rabbiniz başka bir şey için değil, sırf melek olacağınız, yani bünyenin letafetinde, yeme, içme ve benzeri yollardan besin almaya ihtiyaç duymama konusunda melekler gibi olacağınız,

yahut ölmeyip cennette

ebedî kalanlardan olacağınızı istemediği

için bu ağaçtan, onun meyvesini yemekten

yasakladı', dedi.

Meleklerin bazı yönlerden üstün olması, onların mutlak olarak peygamberlerden üstün olduğuna işaret etmez. Çünkü insanların başka faziletlerinin de bulunması mümkündür.

20 ﴿