23

Hatayı itiraf edip tevbeye koşarak:

'Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Yani mâsiyede kendimize zarar verdik ve kendimizi, cennetten çıkarılmayla karşı karşıya bıraktık.

Eğer bizi bağışlamaz, günahlarımızı örtmez

ve bize tevbemizi kabul etmek suretiyle

acımazsan, mutlaka ziyan edenlerden yani bir anlık arzu için âhiretteki nasibini satarak helâk olanlardan

oluruz' dediler. Aslında Âdem'in günahı küçüktü. Çünkü o, ağacın meyvesini Allah'ın hükmüne aykırı davranmak amacıyla değil, aksine lanetlenmiş şeytanın sözüne kanarak yedi. Bu suçu işlemesinde hatalı bir içtihadın da payı olduğu şüphesizdir. Çünkü o, ”Ancak şu ağaca yaklaşmayın" (El-A'raf: 19) sözündeki işaretin, yalnızca işaret edilen belirli bir ağaç için sözkonusu olduğunu sanmış, aynı türden bir başka ağaçtan alıp yemiştir. Oysa bu âyetten amaç, işaret edilen o ağaç türüydü. Nitekim Rasulüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın eline bir ipek ve altın alıp şöyle dediği rivayet edilir: ”Bu ikisi, ümmetimin erkeklerine haram; kadınlarına helâldir." (8) Bu ikisinden maksat sadece elindeki ipek ve altın değil, bütün ipek ve altın türleridir.

23 ﴿