29

De ki: 'Rabbim (bana) adaleti emretti. Âyette geçen ”kist", adalet demektir ki, her şeyin ortası, ifrat ve tefritten uzaklık demektir. Çünkü bir rivayette: ”İşlerin en hayırlısı, orta olanlarıdır" buyrulur.

Bir iş yapmak istediğin zaman orta yolu tut. Çünkü ifrat da tefrit de kötülenmiştir.

Her mescidde yani her secde edilen yerde

yüzlerinizi O'na, kıbleye

doğrultun. Dosdoğru olarak, başka şeye değil, Allah'a ibadete yönelin; yüzlerinizi de kıbleye doğrultun. Burada secdeden maksat, ”parçadan söz edip bütünü anlama" kuralınca, namazdır.

Bu âyet, farz namazı cemaatle kılmanın vücübuna işaret ediyor. Alimler derler ki: ”Farz namazlar ve teravih gibi cemaatle kılınması emredilen namazların camide kılınması, sevap yönünden, evde cemaatle kılınmasından daha üstündür. Çünkü camide kılmakta İslâm'ın şiarlarını gösterme durumu vardır. Tıpkı bunun gibi, evde cemaatle kılman namaz da, tek başına kılınan namazın sevabından fazladır."

Ve dini yani tâatı

yalnız Allah'a has kılarak O'na yalvarın. O'na ibadet edin. Burada husus yani ”O'na yalvarın" zikredilmiş, umûm yani ”O'na ibadet edin" kasdedilmiştir. Çünkü dua, ibadet konularındandır. O da, fakr ve tevazu içinde olup, Allah karşısında boyun bükmektir. İbâdetten kasdedilen de, ibâdetin payandası da budur. ”Dini yalnız Allah'a has kılarak O'na yalvarın." Çünkü âhirette varışınız Onadır.

İlkin sizi O yarattığı gibi O'nun dirilterek döndürmesiyle

yine O'na döneceksiniz.' Böylece yaptıklarınızın karşılığını verecektir. Burada, mümkün olduğunu ifade etmek için, ”ilk yaratılış"a benzetilmiştir. Kuşkusuz ilk yaratmaya gücü yetenin, tekrar diriltmeye de gücü yeter. Çünkü sizin öldükten sonra diriltilmeniz ilk yaratılışınızdan zor değildir.

29 ﴿