41

Onlar için cehennem ateşinden içinde yan gelip yatacakları ve oturacakları

bir döşek, üstlerine de (cehennem ateşinden) örtüler vardır. Âyetin anlamı, ateşin her taraftan onları kuşatmasını haber vermektir. Çünkü ateş onların hem yatağı, hem de örtüsü olmuştur.

İşte zâlimleri böyle şiddetli bir ceza ile

cezalandırırız. Cehennem ateşinde ebedî azap, cezaların en şiddetlisi olduğu için, zulmün bu ceza ile birlikte anılması, onun en büyük suç olduğuna işaret eder.

Bil ki, nimeti elden kaçırmak, cehennem sıkıntısından daha kolaydır. Büyük musibet ise, orada ebedî kalmaktır. Rivayet edildiğine göre, İbrahim İbn Eclhenı hacca gitmek üzere sahrayı katetmek istediğinde, şeytan gelip şöyle korkuttu: ”Bu sahra tehlikeli bir sahradır. Seninse ne azığın var, ne de bineğin." Fakat o, sahrayı geçmeye azmetmişti. Hatta o yılların birinde, Reşid haccetmiş ve onu namaz kılarken görmüştü. Reşide: ”Bu, İbrahim İbn Edhem'dir" denildiğinde yanına geldi ve: ”Kendini nasıl buluyorsun ey Ebû İslı ak?" dedi. O da şu şiiri okudu:

Dinimizi yırtarak dünyamızı yamıyoruz

Ne dinimiz kalıyor, ne yamadığımız.

O kula müjde olsun ki, Rab olarak Allah'ı tercih etmiş,

İleride beklediği şey için dünyasını feda etmiş!..

41 ﴿