51

O kâfirler ki, kendilerine din olarak kabul etmeleriyle emrolundukları

dinlerini yani İslâm dinini

bir eğlence ve oyun edindiler. Dilediklerini haram ve dilediklerini helâl sayarak onu oyuncak edindiler. Allah'ın emrine değil, sadece şeytanın kendilerine süslü gösterdiği arzu ve heveslerine uyuyorlardı.

Ve dünya hayatı geçici çekiciliği ve bitmeyen isteklerle

onları aldattı. Onun için müslümanlarla alay ediyorlardı. Nitekim rivayet edildiğine göre Ebû Cehil, birisini Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)'le şöyle alay etmesi için göndermişti: ”Cennetinin üzümünden veya meyvalarından bir şeyle beni doyur." Bunun üzerine Ebû Bekir (radıyallahü anh) şöyle dedi: ”Allah bunları kâfirlere haram kılmıştır."

Akıllı insana düşen, dünyaya aldanmamasıdır. Çünkü o çok zalim ve çok aldatıcıdır.

Onlar, bu günleri ile karşılaşacaklarını unuttukları ve âyetlerimizi bile bile Allah katından olduğunu

inkâr ettikleri gibi, Biz de bugün kıyamet gününde

onları unuturuz. Onlara kendilerini önemsememek ve tamamen cehennemde bırakmak suretiyle, unutulana unutanın yaptığı gibi yaparız.

Allahü teâlâ, kâfirlerle olan muamelesini, iyilik yapma hususunda kölesini unutup ona iltifat etmeyen birisine benzetti. Yoksa Allah, unutmaktan uzaktır. Yani: Onlar bu günleriyle karşılaşacaklarını unutup hiç hatırlarına getirmedikleri ve orası için hazırlanmadıkları gibi, biz de onları unuturuz. Allah'a kavuşacaklarını hatırlarına getirmemelerini, ona aldırış etmemelerini, bir şeyi bilip de unutan kimsenin haline benzetmiştir. Kur’an’da bu gibi benzetmeler çoktur. Çünkü gayb âleminde meydana gelen şeyleri anlatmak, ancak şehâdet âleminde ona benzer şeylere benzetmek suretiyle olur.

51 ﴿