53Fakat onlar, yani imanı olmayan o kâfirler, onun te'vilinden, yani cennet ve cehennemle ilgili verdiği haberlerin açığa çıkmasıyla doğruluğu ortaya çıkan durumun sonucunun nereye varacağından başka bir şey beklemiyorlar. O'nun te'vili geldiği gün, yani vaadedildikleri kıyamet gününün onlara geldiği ve geldiğini apaçık gördükleri gün, te'vili gelmeden önceden onu unutmuş olanlar yani unutulan şeyin terkedildiği gibi terkedenler derler ki: 'Doğrusu Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler. Böylece, öldükten sonra tekrar dirilme, hesap ve ceza cinsinden peygamberlerin getirmiş olduğu şeylerin gerçek olduğunu itiraf ederler. Şimdi bizim şefaatçilerimiz var mı ki bugün bize şefaat etsinler ve bizden azabı uzaklaştırsınlar veya tekrar dünyaya geri döndürülmemiz mümkün mü ki, yapmış olduğumuz amellerden başkasını yapalım?' Yani: Peygamberleri tasdik edelim ve güzel ameller işleyelim? Allahü teâlâ, temenni ettikleri şeyin kesinlikle gerçekleşmeyeceğini açıklayarak şöyle buyurur: Onlar, sermayeleri olan ömürlerini inkâr ve günahlarla harcadıklarından dolayı cidden kendilerine yazık ettiler ve Allahü teâlâ'mıı ortakları ve kıyamet gününde şefaatçileridir diye uydurdukları şeyler yani putlar de, bâtıllıkları ortaya çıkıp kendilerinden kaybolup gitti. Akıllı kimse, haline çeki düzen verir, bitmez tükenmez isteklere kapılmaz. İmam-ı Gazâlî der ki: ”Kim ekinini eker, çalışır ve harmanını toplar, sonra da: 'Umarım ki bundan bana yüz ölçek gelir' derse, bu bir ummadır. Bir başkası ne ekin eker, ne de bir gün olsun çalışır. Gider yatar, uykuya dalar. Harman vakti gelince de: 'Umarım bundan bana yüz ölçek gelir' derse, o da aslı olmayan kuruntudan ibarettir." Bunun gibi, kul Allah'a kullukta çok çalışır, O'na isyan etmeye son verir de: ”Umarım ki Allah, bu az şeyi kabul eder, bu noksanı tamamlar, sevabı büyütür ve hatayı affeder" derse, bu ondan reca (umma)dır. Ama bundan gaflet eder, ibâdeti bırakır, günahları işler, Allah'ın ne gazabına, ne de rızasına, ne cennetine, ne de cehennemine aldırış etmez, sonra da: ”Ben Allah'tan cennet ve cehenneminden necat umarım" derse. Bu onun sonuçsuz kuruntusundan başka bir şey değildir. Bunu Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın şu sözü ne güzel açıklar: ”Akıllı odur ki, nefsini hesaba çeker; ölümden sonrası için amel eder. Âciz odur ki, şahsı arzularına kapılır; bu haliyle Allah'tan bir takım şeyler temenni eder. ” (13) Yusuf İbn Esbât der ki: ”Süfyan'ın yanına geldim. Bütün gece ağlıyordu. Ona: ”Bu ağlaman günahlardan ötürü müdür?" diye sordum. Yerden bir saman çöpü aldı ve şöyle dedi: ”Günahlar, Allah'ın yanında bundan daha hafiftir. Ben ancak Allah'ın benden İslâm'ı soyup almasından korkuyorum." Allah, bizi ve sizi Kitabıyla amel edenlerden; Allah'ı unutmadan ve arzularına kapılmadan huzuruna ulaşanlardan kılsın. |
﴾ 53 ﴿