18

İşte durumunuz! Burada, mü'minlerin güzel bir imtihana tâbi tutulduklarına işaret edilmektedir.

Gerçekten Allah, kâfirlerin tuzağını güçsüz kılar. Maksat mü'minleri güzel bir şekilde denemek, kâfirlerin tuzaklarım güçsüz hale getirmek ve hilelerini boşa çıkarmaktır. Âyetten anlaşıldığına göre, buradaki etki Allah'tandır, kul ise bu etkinin âleti, yani aracıdır. Onun içindir ki kişi, kendisini ve yapmış olduğu işi beğenip gurur ve kibire kapılmamalıdır.

Hazret-i İsa (aleyhisselâm) şöyle demiştir: ”Ey Havariler topluluğu! Nice kandiller vardır ki, onu basit bir rüzgar söndürmüştür. Nice ibadet eden kul vardır ki, onu da birazcık kendisini beğenme fesada uğratmıştır."

Akıllı kimsenin yapması gereken şey, yaptığı amelin basitliğini ve azlığını görebilmek, Allah'ın kendisine olan lütfunun, kendi amelinden daha şerefli olduğunu farkedebilmek, Allah için geçersiz olan bir fiili işlemekten sakınmak, Allah'ın rızâsından başka bir şey işlememektir. Aksi halde, elde etmiş olduğu değer de gidiverir. Elinde olan değer, liradan kuruşa döner. Bunun durumu şuna benzer: Bir salkım üzümün pazardaki fiyatı bir daniktir. (Danik, bir para birimidir,) Bu üzümü birisi krala hediye etmiş olsa, O da bunu beğenirse buna karşılık olarak, kendisine bin dinar verir. Böylece, bir tanenin değeri bin dinar olur. Kral bunu beğenmemiş olsa veya kendisine geri verse değeri aşağı düşer. Danikten de aşağı olur. Bizlerin içerisinde bulunduğumuz durum da buna benzemektedir.

18 ﴿