19

Ey kâfirler!

Eğer fetih istiyorsanız... Buradaki hitap Mekkelileredir ve onları aşağılama ifadesi taşımaktadır. Çünkü onlar, Bedir'e çıkacakları zaman, Kabe'nin örtülerine tutunmuş ve: ” Ey Allah'ım! İki ordudan en yücesine, gruplardan en doğrusuna ve toplulukların en üstününe yardım et!" diye yalvarmışlardı.

Rivayet edildiğine göre Ebû Cehil, Bedir günü şöyle demiş: ” Ey Allah'ım! İki topluluktan en faziletlisine ve zafere en lâyık olana yardım eyle! Ey Allah'ım! Hangimiz en çok akrabalarından uzak duruyorsa ve topluluğu bozuyorsa onu mahveyle!" Böylece o, aptallığından dolayı kendi aleyhine beddua etmişti.

Ey Mekkeliler! Eğer iki ordudan, üstün olanının zaferini istiyorsanız,

işte size fetih geldi. Üstün olanı zafer elde etti. Halbuki siz, kendinizin üstün olduğunuzu iddia ediyordunuz. Buradaki ”fetih" kelimesinde, onları aşağılanıa, alay etme, yenilgiye uğratıp kahretme ve rezil etme vardır.

Eğer inkarcılıktan ve Hazret-i Peygamber'c düşmanlık etmekten

vazgeçerseniz, o vazgeçme durumunuz

sizin için, zorluğunu tatmış olduğunuz savaştan

daha hayırlıdır. Eğer tekrar savaşa dönerseniz, Biz de mü'minlere

yardıma döneriz. Topladığınız ve de kendilerinden yardım istediğiniz

grubunuz sayı bakımından

çok bile olsa, sizden hiçbir şeyi savamaz. Çünkü Allah, mü'minlerle beraberdir. Zaferi onlara verir, yardımı onlara yapar.

Âyet-i kerime'de, kurtuluş ve başarının, yüce Allah'a inanmakta ve O'nun emirlerine teslimiyette olduğuna dair işaretler vardır. Bâtılın sonu ise, izmihlale uğrayıp yok olmaktır. Biraz gecikmeyle bile olsa.

Mutluluğun gözleri seni gözetlediğinde uyu, Çünkü o zaman bütün korkulardan emin olursun.

19 ﴿