24Ey iman edenler! Sizi, size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah'a ve Rasûlüne uyun! Allah'a ve O'nun rasûlüne itaat ederek çağrısına uyun! Rasûlüllah'ın sizi bir şeye çağırması, Allah'ın çağırması anlamınadır. Çünkü Rasûl, Allah'ın emriyle bu çağrıyı yapmaktadır. Öyleyse, bu çağrı da Allah'ın çağrısıdır. ”Size hayat verecek şeyler" çeşitlidir. Bunlardan bin de din ilimleridir. Çünkü onlar, kalbe hayat verir, cahillik ise, kalbi öldürür. Şâir şöyle der: Câhil, elbisesine bakıp kendini beğenmesin. Câhil ölü, elbisesi ise kefendir. Bir rivayette şöyle denir: ” Allahü teâlâ, yağmur taneleriyle ölü toprağı dirilttiği gibi, ilimle de ölü kalbleri diriltir. Ve bilmiş olun ki, Allah kişi ile onun kalbi arasına girer. İki şeyin arasını ayıran her şey, onların arasına girmiş olur. Bu anlatını, Allahü teâlâ'nın, kuluna çok yakın olduğunu bildirmektedir. Allah, kulun gönlüne, kendisinden daha yakındır. Çünkü, seninle başkası arasında dolaşan şey, o şeye senden daha yakındır. Yahut da bu ifade, kulları, ölüm gelip çatmadan önce, Allah'ın ölüm vasıtasıyla, kişiyle kalbi arasına girmesinden önce, kalplerini temizleyip, ihlâs ve samimiyete koşmaya teşvik etmek içindir. Burada sanki şöyle denmiştir: ” Fırsat kaçmadan önce, nefislerinizi olgunlaştırmaya çalışın. Allahü teâlâ'nın, bazı sebepler yaratması suretiyle, kulların kalblerini temizlemeye imkanı kalmayabilir. Böylece kullar, nefislerini ıslah edemezler ve Allah'ın emrine ve peygamberin çağrısına uymadan ölmüş olurlar." Allahü teâlâ'nın, ”kişi ile kalbi arasına girmesi"nden kasıt, O'nun, kulun kalbine hakim olması ve gönlüne galip gelmesi anlamına da gelebilir. Böylece Allah, kulun kasdını ortadan kaldırır, niyet ve maksatlarını değiştirir ve kul onları, kendi istekleri doğrultusunda gerçekleştiremez. Allah, kulun saadetini dilediği zaman, kendisiyle inkâr arasına girer, mutsuzluğunu istediği zaman da, kendisiyle iman arasına girer. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) çoğu kez şöyle dua ederdi: ”Ey gözleri ve gönülleri evirip çeviren Allahım! Benim gönlümü de (kalbimi de) senin dininde sabit kıl!"(5) Yine bilmiş olun ki, mutlaka siz, başkasının değil, O'nun huzurunda toplanacaksınız ve yaptıklarınızın hesabını vererek, karşılığını bula caksınız. Hayır yapmışsanız hayır, şer yapmışsanız da şer bulacaksınız. Bundan dolayı sizler, Allah'a ve O'nun peygamberine itaat etmekte acele davranın! Onların çağrılarına uymakta çok itinalı olun. |
﴾ 24 ﴿