<3 align="justify" style="text-indent: 33pt; line-height: 19pt; margin: 7pt" dir="ltr"> 25

Bir de, öyle bir fitneden sakının ki, o fitne, içinizden sadece zulüm yapanlara dokunmakla kalmayacaktır. Bu fitne, sadece zulüm ve haksızlık yapanları değil, bu haksızlık ve kötülükleri kabul edenleri de etkisi altına alacaktır. Bu fitne, iyiliği emredip, kötülüğü yasaklamayan ve emirleri yerine getirmekte pısırıklık gösterenleri de kapsayacaktır. Yine bu fitne, birliği parçalayanlara, bidatçılara ve ci had yapma konusunda tembellik gösterenlere de şamil olacaktır.

Ve yine biliniz ki, Allah'ın azabı çok çetindir.

Fitneye doğrudan doğruya sebep olmayanlara bile, azap dokunacaktır. İşte bu ifade, fitneyi uyandıranların cezasının şiddetine dikkat çekip, ondan uzak kalmayı öğütlemektedir. Bir rivayette: ”Fitne uykudadır. Allah, onu uyandıranın belâsını versin!" denilmektedir.(6)

Kurtûbî Şöyle der: ”Allah'ın, 'Hiçbir kimse, bir başkasının günahını çekmez' (En'am: 164) âyetine dayanılarak, hiçbir kimsenin, başkasının günahından dolayı hesaba çekilemeyeceği; günahın, sadece o günahı işleyen kimseyi ilgilendirdiği anlaşılmaktadır şeklinde ortaya çıkan soruya, şöyle cevap verilebilir: İnsanlar kötülükleri alenen yapmaya başladıklarında, bu durumu gören kimselere, o kötülüğü değiştirmek farz olur. Eğer bu durumu görür de ses çıkarmazlarsa, hepsi birden âsi olmuş olurlar. Bunların bir kısmı suç işlemek sebebiyle, diğer bir kısmı da, suça razı olup, onunla mücadele etmemek suretiyle âsi olmuştur. Böylelikle de, hepsi cezayı haketmiş olur."

25 ﴿