26Ey Muhacirler! Hatırlayın ki, bir zaman sayınız azdı. Sayı bakımından az olduğunuz zamanı hatırlayın. Yeryüzünde zayıftınız. Mekke'de, Kureyşlilerin ellerinde kahroluyordunuz. İnsanların sizi kapıp yakalamasından korkuyordunuz. Kureyş kâfirlerinin sizleri kıskıvrak yakalayıp, Mekke'den dışarı atmalarından ve sizi oradan uzaklaştırmalarından korkuyordunuz. Böyleyken Allah sizi barındırdı. Sizleri oraya varıp ve rahata kavuşacağınız Medine'ye, göç yurduna yerleştirdi. Sizleri, kâfirlere karşı yardımıyla destekledi ve sizi, daha önceki milletlere helâl olmayan helâl şeylerle ganimetlerle rızıklandırdı ki, rızıklanmış olduğunuz bu nimetlere şükredesiniz. Cüneyd Bağdadî şöyle der: ”Serinin yanındaydım. Yanında bir grup insan da vardı ve şükür hakkında konuşuyorlardı. Bana: 'Sana göre şükür nedir?' diye sordu. Ben de: 'Allah'ın nimetlerine isyan etmemendir' dedim. Bunun üzerine o: 'Allah, en büyük nimet olarak sana dilini lütfetmiştir, ne güzel ifade ettin,' dedi. (Sevincimden dolayı) hâlâ ağlarım." |
﴾ 26 ﴿