17Müşrikler, kendi inkârlarına kendileri şahitlik ederlerken, Allah'ın mescidlerini imar edemezler. Bu âyet, Bedir gününde esir düşen ve içlerinde Hazret-i Peygamber'in amcası Abbâs'ın da bulunduğu bir grup Kureyşli hakkında inmiştir. Hazret-i Peygamber'in ashabından bir grup onlara giderek, şirke saplanmalarını ayıpladı. Hazret-i Ali de, müşriklere yardım ettiği ve Hazret-i Peygamberle savaşarak akrabalık bağını kopardığı için Abbas'ı ayıpladı. Bu ayıplamasında da biraz ileri gidip kaba davrandı. Bunun üzerine Abbas: ”Size ne oluyor ki, güzel yönlerimizi saklayıp, hep kötülüklerimizi anlatıyorsunuz" diye çıkıştı. Hazret-i Ali de ona: ”Sizin de iyi yönleriniz mi var?" dedi. Abbas: ”Mescid-i Haram'ı biz tamir ederiz, Kabe'yi biz koruruz, hacılara biz su veririz" dedi. Bu olay üzerine de işte bu âyet indi. Ayette anlatılmak istenen, müşriklerin, mescidi onaramayacakları değil, onarmayacaklarıdır. Yani müşrikler, hiçbir zaman mescid tamir etmezler. Ayette Mescid-i Haram çoğul şeklinde geçmektedir. Çünkü orası, kıbledir ve mescidlerin imamıdır. Orayı tamir eden, diğer mescitleri de tamir etmiş gibi olur. Beytullah'ın etrafına putlar dikmek, onların şirke dalmış olduklarına işarettir. Açıktan açığa ”biz kâfirleriz" demeseler bile onların bu durumda oluşları, kendilerinin inkârda olduklarını açıkça ortaya koymaktadır. Bu durumda onlar, elbette mescidi tamir etmezler. Süddî şöyle der: "Onların, kendi inkârlarına şahitlik etmeleri şundandır: Yahudiye 'sen nesin' diye sorulsa, ' yahudi' der. Hristiyan 'Hristiyan' olduğunu, mecusi de 'mecusi' olduğunu söyler." Yahut da onların: ”Bizi Allah'a yaklaştırması için putlara tapıyoruz." demelerindendir. İşte onların, Allah'tan başkasına kulluk etmelerinden ve bu yaptıklarının da boşuna olmasından dolayı, mescidleri tamir etmeleri imkânsızdır. Onların (bütün) yaptıkları boşa gitmiştir. Onlar cehennemde ebediyen kalacaklardır. Kendileri inkarcı oldukları halde, Allah'ın mescidleri tamir edebileceklerini zansebepler ve böyle inananlar var ya, işte onların övüne geldikleri bütün amelleri boşa gitmiştir. Küfürlerinden ve isyanlarından ötürü, ebedî olarak cehennemde kalacaklardır. Kadı İyad şöyle der: ”Kâfirlerin yaptıkları hayırlı işlerin, kendilerine fayda vermeyeceği konusunda icmâ vardır. Onlar, nimetlerden istifade edemeyecekleri gibi, azapları da hafif letilmeyecektir. Fakat bazıları, işledikleri suçlardan ötürü, diğerlerine göre daha şiddetli bir azap göreceklerdir." Fıkıhçı İmam Beyhakî de şöyle der: ”Bu âyetlerden ve haberlerden, inkarcı kimselerin işledikleri hayırların bâtıl olduğu, kendilerine fayda vermeyeceği anlaşılır. İşledikleri hayırlar vasıtasıyla cehennemden kurtulamıyacak onlar. Ancak, inkârın dışında işlemiş oldukları cinayetlerden dolayı hak ettikleri azapları hafifletilecektir. |
﴾ 17 ﴿