55

Onların yani münafıkların biriktirmiş olduğu

ne malları, ne de çocukları seni imrendirmesin! Allah bunlarla, dünya hayatında onlara azap etmeyi ve canlarının da inkarcı olarak çıkmasını ister. Çünkü bu mal ve çocuklar, onların azap çekmesine sebeptir. O malları biriktirirken, birçok sıkıntı çekip yorulmuşlardır. Çocuklar da, bakım ve eğitimlerinin verdiği zorluklardan dolayı, münafıklar için dünyada da azap vericidirler. Yeme, içme, giyim ve barınma gibi bütün konularda, yüktürler. Akla şöyle bir soru gelebilir: Çocuklar ve mallar, münafıklar için olduğu kadar, mum inler için de bir sıkıntıdır. Öyleyse, neden özellikle münafıklardan bahsedilmiştir? Bu soruya şöyle cevap verebiliriz: Mü'min, inandığı için durumu en hafif olandır. Mü'minin arzusu, ahiret sevabını elde etmektir. Bunun için zorluklara katlanır, çocuklarını eğitirken de birtakım zorluklara katlanması ve onların ayrılıklarından dolayı hasret çekmesi Mü’mine nisbetle sanki azap değildir.

Münafıklar, neticesine bakmadan, zevklerle meşgul olurlar ve inkarcı olarak ölürler. Bu durum, kendilerine bir nimet değil, külfet olacaktır.

Biliniz ki, kullukta mevcut olan itaat üç çeşittir.

Malla itaat, bedenle itaat ve kalple itaat.

Malla olan itaat, o malı Allah yolunda harcamaktır. Hadiste şöyle buyurulur: ”Miracda bir al getirildi. Ayağını gözünün gördüğü yere kadar atıyordu. Cebrail de onunla beraber yürüyordu. Bir topluluğa uğradık. Aynı günde ekiyorlar ve o gün biçiyorlardı. Her biçtiklerinde, eski haline dönüyordu. ”Bunlar kimdir Ey Cebrail?" diye sorulduğunda: ”Bunlar, Allah yolunda savaşan mücahitlerdir. Onların sevapları, yediyüz katına kadar artırılır. Allah yolunda her ne harcarsanız, yerine yenisi gelir" dedi.

Bedenle olan itaata gelince, o da emir ve yasakları, sünnetleri, güzel ve hoş olan âdetleri yerine getirmektir.

Kalp ile olan itaat ise; iman, sadakat ve niyetteki ihlâstır.

55 ﴿