59Onlar; Allah'ın ve Rasûlü'nün kendilerine verdiğine razı olup: 'Allah bize veter. Yakında, Allah da bize bol lütfundan verecek, Rasûlü de. Biz sadece Allah'ı istiyenleriz' deselerdi (onlar için çok daha iyi olurdu.) Âyette Allah'ın anılmış olması, Hazret-i Peygamberin yapmış olduğu bu zekat taksiminin O'nun emriyle yapılmış olduğuna dikkat çekmek ve O'nu tazim içindir. Allah Rasûlü'nün, kendilerine vermiş olduğu zekâttan -az veya çok- gönül rızasıyla hoşnut kalsalar, bunun kendilerine yettiğine inansalar, kendilerine verilenin de Allah'ın bir lütuf ve ihsanı olduğunu kabul etseler, daha sonraki zamanlarda daha çok zekâta kavuşabileceklerini düşünselerdi, kendileri için çok daha iyi olacaktı. Allahü teâlâ da onlara, birçok ikramlarda bulunacaktı. Kader hak olduğu için, öfkenin ahmaklık olduğu söylenmiştir. Sa'd b. Ebî Vakkas, gözünü kaybettikten sonra Mekke'ye geldiğinde kendisine: ”Sen, duası kabul edilen bir zatsın. Gözünün tekrar verilmesi için neden duâ etmiyorsun?" dediklerinde şu cevabı verir: ”Allah'ın takdiri, benim için gözden daha sevimlidir." Bilge kişilerden birine: ” Doğan bebeğin elleri neden yumuk haldedir?" diye sorduklarında, şiir olarak şu cevabı alırlar: Doğum esnasında ellerin yumuk halde olması, Onun yaşamaya olan isteğine delildir. Ölürken ellerinin açık olması da: 'Bakınız! Eli boş olarak dünyadan ayrıldım' demek isteyişindendir. Şöyle bir hikâye anlatılır: Kefen soy ucu lard an biri, Ebâ Yezîd el-Bistâmî'nin huzurunda tevbe eder. Bistâmî bu adama durumunu sorar ve şu cevabı alır: ” On tane mezar açtım. İki tanesi dışında, hiçbirinin yüzünün kıbleye dönük olmadığını gördüm." Bunun üzerine Bistâmî: ”Onların açgözlü olmaları yüzlerinin kıbleden çevrilmesine sebep olmuştur. Kişinin yapması gereken şey, Allah'a tevekkül etmesi ve sözünde durmasıdır. Çünkü Allah, kuluna yeter. Allah'ı bulabil irse, Allah'ın dışındakilerden kurtulur. Allah'ı kaybetmek ise, O'nun dışındakilerle içice olmaktan kaynaklanır. Allah'ı bulmak da. O'nun dışındakilerden soyutlanmakla mümkündür." |
﴾ 59 ﴿