82Kazandıklarının cezası olarak, az gülsünler çok ağlasınlar. Burada, ömrün müddetine işaret vardır. Dünyadaki ömür çok kısadır, azın da azıdır. O dünya hayatında az gülsünler. Ahiret hayatında cehennemde ise çok ağlasınlar. Bu ağlama, dünyadayken yapmış oldukları çeşitli isyanların karşılığıdır. Âyetin ifadesine göre, kullanılan kelime her ne kadar emir kipi ise de, haber anlamı taşımaktadır. ”Az gülecekler, sürekli olarak ağlayacaklardır" anlamına gelmektedir. Rivayet edildiğine göre münafıklar, cehennemde dünyanın ömrü kadar ağlayıp duracaklardır. Ne göz yaşları dinecek, ne de uyku uyuyacaklardır. Hazret-i Peygamber bir hadislerinde şöyle buyurur: ”Allah, münafıklara bir ağlama musallat eder. Öyle ağlarlar ki, göz yaşları tükenir. Daha sonra da gözlerinden kan akar. Hatta göz yaşlarının su arkı gibi yüzlerinde iz yaptığını görürsün." Bir başka hadiste de şöyle buyurulur: ”Benim bildiklerimi bilmiş olsaydınız, çok ağlar, az gülerdiniz." İbn Ömer (radıyallahü anh) şöyle anlatır: ”Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bir gün, oturup konuşan ve gülüşen bir topluluğa rastladı ve kendilerine selâm vererek: ”Arzuları kıran zikri fazlaca yapınız!" buyurdu. Bu ifade üzerine onlar: ”Arzuları kıran nedir?" diye sorduklarında, ”ölümdür" cevabını aldılar." Hasan-ı Basrî, sürekli olarak gülüp duran bir delikanlıya rastladı. Ona: ”Evlâdım, sırat köprüsünden geçtin mi?" diye sordu. O da ”hayır" dedi. ”Cennette mi, ya da cehennemde mi olacağını biliyor musun?" diye sordu. Yine ”hayır" cevabını aldı. ”Öyleyse niçin gülüyorsun?" diye sordu. İşte o zamandan sonra, bu delikanlının bir daha güldüğü görülmedi. Bilginler on çeşit ağlamanın olduğunu söylerler: 1- Sevinçten dolayı ağlamak. 2- Üzüntüden dolayı ağlamak, 3- Merhametten dolayı gözlerinden yaş gelmek, 4- İleride olacak korkulardan dolayı ağlamak, 5- Yalancıktan ağlamak. Cahiliyye döneminde ölüler için tutulan ağıtçı kadınlar gibi. Bunlar, başkalarını ağlamaya teşvik ve tahrik etmek için yalancıktan ağlarlardı. 6- Ağlayanları görünce duygulanıp sebebini bilmeden ağlamak, 7- Sevgi ve özlem'den dolayı ağlamak, 8- Katlanamıyacağı acı ve elemden dolayı ağlamak, 9- Zayıflık ve güçsüzlükten dolayı ağlamak, 10- Münafıklıktan dolayı ağlamak. Bu tür ağlama kalbin kaskatı olmasına rağmen yalancıktan gözlerinden yaş gelmesidir. Kendisini ağlamak için zorlamaya gelince, bu da iki çeşittir. Yerilen ve övülen. Övülen zoraki ağlama, kalpleri yumuşatmak için yapılandır. Yerilen zoraki ağlama ise, gösteriş amacıyla olan ağlamadır. Bu hususlar İnsânü'l-Uyûn isimli eserde kaydedilmiştir. Sonuç olarak şunu söyleriz ki, âhireti isteyen kimse, az gülüp, çok ağlamalıdır. Ölümle karşılaşıp, hesaba çekileceğini unutmamalıdır. ”Nice gülüşenler vardır ki, kefenleri kefencinin yanında hazırdır." |
﴾ 82 ﴿