91

Allah'a ve peygambere imanda samimi olmaları şartıyla; zayıflara, hastalara ve harcayacak bir şey bulamayanlara, cihada katılmamalarından dolayı

bir sorumluluk yoktur. Yaşlıların, kötürümlerin, hastaların ve fakir olmaları sebebiyle savaşa katılamayanların, bu durumları günah sayılmaz. Ancak, bu grupların, Allah'a ve Rasûlüne samimi olarak inanmaları gerekir. Âyette ”samimi olmaları" şeklinde tercüme ettiğimiz ”nasihat" kelimesi, yapılan amelin sahte olmadığını, tertemiz, içten ve hâlis olduğunu ifade eder. Bir insanın, sözünde samimi olması demek, sadece faydalı olan şeyi söylemesi demektir. Bu kelimeyle ilgili olarak:

"Din nasihattir," hadisi vardır. Peygamber Efendimiz bu ifadeyi üç kez tekrarlamıştır. Bu konuda şöyle söylenir: Nasihat İslâm'ın temelidir. Çünkü bunun manası dinin direği nasihatten ibarettir, demektir. Tıpkı ”hac Arafat'tan ibarettir" sözünde olduğu gibi. Bu da, hace ın asıl direğinin Arafat olduğunu göstermektedir. Hazret-i Peygamber ”Din nasihattir," buyuranca: ”Kim için Ey Allah'ın elçisi?" diye sorarlar. O da: ”Allah, O'nun kitabı, peygamberi ve müslümanlann başkanları ve bütün Müslümanlar için" cevabını verdi. Bunun anlamı, Allah'a iman ve O'nun emirlerini yerine getirmede samimi olmaktır. Rasûlünü de tasdik edip, onun getirdiklerinin tümünü birden benimsemek ve onun yolunda yürümektir. ”Kitabı için" den maksat da, Kur’an'ın Allah'ın kitabı olduğuna içtenlikle inanmaktır. Onun âyetlerine göre amel etmek ve ona teslim olmaktır. ”Müslümanların başkanlarına nasihat" ise, iyi iş yaptıkları zamanlarda onlara itaat etmek, kötü işler yaptıklarında ise, onları uyarmaktır. ”Bütün Müslümanlar" ifadesi ise, Müslümanlara gelecek belâyı uzaklaştırmayı ve onların kazanabilecekleri hayırlara yardımcı olmayı ifade eder.

Bu âyet, gerçekten özür sahibi olanların, savaşa çıkmayışlarında hiçbir günahın olmadığını belirtiyor. Ancak, bu kişilerin, Allah'a ve peygambere olan imanlarında samimi olmaları şarttır. Bütün hareketlerinde, Allah'ın ve peygamberin emirlerine uymaları da şarttır. Bunların uymaları gereken emirlerin başında ise, gaziler hakkında duydukları yalan haberleri etrafa yaymamak gelir. Fitneyi körüklememeli, gazilere iyilikte bulunmaya çalışmalı ve onların geride bıraktıkları yuvalarına yardımcı olmalıdırlar.

Çünkü, iyilik yapanların aleyhine bir yol yoktur. Allah gafurdur, rahimdir. Onların aleyhine bir durum olamaz ve onların bir günahı da yoktur. Allah çok bağışlayıcı ve çok rahmet edicidir.

Bu ifadeler, eğer onlar, özürlerinden dolayı savaşa katılmamışlarsa, bağışlanmaya muhtaç olduklarını belirtmektedir. İnsanlar âcizdirler, hata işleyebilirler. Allah da bağışlayıcı olduğu için onları bağışlar.

91 ﴿