38Nuh gemiyi yaparken kavminin ileri gelenleri, kavmi içindeki kodaman takımı ona her uğradıklarında onun gemi yapmasından dolayı onunla alay ediyorlardı ve şöyle diyorlardı: ”Ey Nuh! Ne yapıyorsun?" Nuh da: ”Su üstünde yürüyecek bir ev yapıyorum" cevabını verince şaşırıyorlar ve: ”Ey Nûh! Peygamberken şimdi de marangoz mu oldun?" deyip gülüyorlardı. Nuh dedi ki: 'Siz bizimle alay ederseniz, sizin alay ettiğiniz gibi, biz de sizinle alay edeceğiz. Siz boğulurken biz de sizinle eğleneceğiz. Ebu's-Suud şöyle diyor: ”Bunun manası,'Alay edenin yaptığı muameleyi yapacağız' demektir. Çünkü alay etmek, peygamberlik makamıyla bağdaşmaz. Bundan maksat, alay etmenin cezasını uygulayacağız demektir. Çünkü herkes amelinin cinsine uygun olarak cezalandırılır. Nitekim yüce Allah, oruçlular hakkında şöyle buyurmuştur: ”Geçmiş günlerde işlediklerinize karşılık afiyetle yeyin için" (Hakka: 24) Kıyamet günü onlara: 'Ey karınlarını aç, ciğerlerini susuz bırakanlar. Yeyin, için" denilir. 'Ey gece yol katedenler! Yeyin', 'Ey savaştan kaçmayanlar, için' denmez. Çünkü yapılan işle, karşılığı arasında ilgi yoktur. Âyet, yüce Allah'ın şu sözüne benzer: ”Suçlular, şüphesiz iman edenlere gülerlerdi." (Mütaffifîn: 29) Bu fiilin cezası olarak Allah şöyle buyurdu: ”Bugün de, inananlar inkarcılara gülerler." (Mutaffifîn: 34) Sonra da sözü şöyle tamamladı: ”Kafirler. Yaptıklarının cezasını buldular mı? (Elbette buldular.)" (Mutaffifin: 36) |
﴾ 38 ﴿