40

Nihayet emrimiz gelip de tandır kaynayınca... Tufan vakti ve tandırın kaynaması emrimiz gelince, tandırdan, kaynayan tenceredeki suyun taşması gibi, su şiddetle yükselip taştı. Cumhurun görüşüne göre ”tandır ”dan amaç, ekmek tandırıdır. Tandırın, yeryüzü olduğu da söylenmiştir... İşte o zaman Nuh'a:

Her cinsten birer çifti... Yani yeryüzünde mutlaka bulunması gereken hayvanlardan birer çifti...

"Zevc-Çift" biri diğeri olmadan yapamayan iki varlıktır. Buna eş diyoruz. Eş, aynı cinsten birbirine benzeyen şey demektir. Erkek dişi için, dişi de erkek için eştir. Bazen bunların her ikisine birden de ”zevc-eş" denir. O zaman ferdin mukabili olur. Bu ihtimâli gidermek için âyetin sonunda ”isneyn-iki" ifadesi zikredilmiştir.

Hasan-ı Basrî şöyle demiştir: ”Nuh gemiye, sadece yavrulayan ve yumurtlayan hayvanları bindirdi. Sivrisinek ve yerden üreyen hasenatı almadı."

Ve boğulması mukadder olanların dışında aileni ve iman edenleri gemiye bindir,' dedik. Hazret-i Nuh gemiye aile halkını da bindirdi. Ancak Allah tarafından boğulması kararlaştırılan oğlu Kenan'ı gemiye almadı.

Zaten onunla beraber pek az kimse iman etmişti. Nuh (aleyhisselâm)'a iman edenler, kadın ve erkek yetmiş iki kişiden oluşuyordu. Hazret-i Nuh'un hanımları ve çocuklarıyla birlikte yetmiş sekiz kişiydiler. Yansı kadın, yarısı ela erkekti. İbn Abbas'tan gelen bir rivayete göre, gemide seksen erkek ve kadın vardı.

40 ﴿