43

Hazret-i Nuh oğluna, şefkatli bir şekilde, kendileriyle birlikte gemiye, binmesini ve kâfirlerle birlikte gemi dışında kalmamasını söylediyse de

oğlu: 'Dağa sığınacağım. Beni sudan korur, dağ yüksek olduğu için gidip tepesine çıkar ve böylece korunurum

deyince, Nuh: 'Bugün Allah'ın tufan

azabından, O'nun acıdıkları, rahmet ettikleri

dışında kurtulacak yoktur' yani Allah'ın istedikleri dışında hiç kimse ondan korunamaz

dedi. Burada ”bugün" kelimesinin kullanılması, olayların geçtiği diğer günler gibi olmadığını göstermektedir. Sonra oğlu ile Nuh'un

aralarına dalga girdi ve aralarındaki diyalog kesildi.

O da yani oğlu da

böylece boğulanlardan oldu.

İbn Abbas'dan rivayet edildiğine göre, tufan sırasında kırk gün kırk gece yağmur yağdı ve aynı şekilde yerden su çıktı. Şu âyet bunu belirtiyor. ”Biz de bunun üzerine gök kapılarını, boşanan sularla açtık. Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık, iler iki su takdir edilen bir ölçüye göre birleşti. ” (Kamer: 11-12)

Bahru'l-Ulûm kitabında belirtildiğine göre, sular yeryüzünün en yüksek dağlarından onbeş arşın daha yükseldi. Gemi, içindekileri beş ay süreyle yeryüzünü dolaştırdı. Hareme gelinceye kadar hiçbir yerde karar kılmadı. Fakat Hareme de girmedi. Harem etrafında bir hafta döndü. Allah Kâbeyi korudu.

43 ﴿