57

Eğer yüz çevirirseniz, yani yüz çevirmeye devam ederseniz, benim daha fazla yapacak bir şeyim yok,

şüphesiz ben, size gönderildiğim şeyi yani size bildirilmek üzere bana gönderilen vahyi

size bildirdim. Artık bu konuda söyleyecek bir sözünüz kalmadı. Bundan sonra Allah sizi helak eder ve

Rabbim, sizden başka bir milleti yerinize getirebilir. O'na hiç bir zarar da veremezsiniz. Mal ve yurtlarınızda sizin yerinizi alacak bir kavim getirir. Rabbimden yüz çevirmeniz O'na asla zarar vermez. Siz ancak kendinize zarar verirsiniz.

Doğrusu Rabbim, her şeyi koruyup gözetendir.' Sizin amelleriniz ona gizli kalmaz. Sizi cezalandırmaktan gafil olmaz.

Bil ki, Allah'a tevekkül'ün gereği ve O'nun gerçek bir koruyucu olması, Rab'liğinin her şeye şamil olduğunu gösterir. Şöyle ki:

1- O'nun Rab'liği herkesi kapsar. Yaratılanların durumlarını düzenleyip koruyanın, başkasının korumasına ihtiyacı yoktur.

2- Her canlı, Allah'ın egemenliği altındadır. Bir iş yapmaktan ve başkasına etki etmekten âcizdir. Dolayısıyla ondan sakınmaya gerek yoktur.

3- Yüce Allah, vahdaniyetinin gölgesi mesabesindeki çokluk âleminde, adaletli olarak hüküm verir. Günahsız olarak kimseyi kimseye musallat etmez. Kimseyi hatasız olarak cezalandırmaz.

Şöyle anlatılmıştır: Buhara şehrinde su satan bir adam vardı. Otuz yıldır bir kuyumcunun evine su taşıyordu. Bu kuyumcunun son derece güzel sâliha bir hanımı vardı. Yine âdeti üzere bir gün sucu, kuyumcunun evine geldi. Kadının elini tutup sıktı. Kadının kocası çarşıdan gelince kadın, kocasına: ”Bugün Allah'ın emrine aykırı olarak ne yaptın?" dedi. Kuyumcu: ”Bir şey yapmadım" cevabını verdi. Kadın ısrar edince, dedi ki: ”Bu gün dükkanıma bir kadın geldi. Bileziklerden birini koluna takarken teninin beyazlığı hoşuma gitti ve elini sıktım." Kuyumcunun karısı: ”Allah'u Ekber! Sucunun hıyanetinin hikmeti demek ki buymuş" dedi. Kuyumcu elini sıktığı kadına: ”Ey kadın! Ben pişman oldum. Bana hakkını helâl et" dedi. Ertesi gün sucu geldi o da tevbe edip: ”Ey evin hanımı! Bana hakkını helâl et. Şeytan beni şaşırttı" dedi. Kuyumcunun hanımı da: ”Sen işine git, hata dükkandaki kocamdan başkasının değil" dedi.

Allah daha dünyada kuyumcunun cezasını verdi. Böyle şeyler Allah'ın adaletindendir. Allah'ın kulları adaletli davransınlar. Özellikle de hâkim ve sultanlar.

Yine şöyle anlatılmıştır: Zulkarneyn, Aristo'ya sordu: ”Krallar için cesaret mi, yoksa adalet mi daha iyidir?" Aristo: ”Kral âdil olursa, cesarete ihtiyaç duymaz" cevabını verdi.

Kim, hesabı titiz olan Allah'a inanırsa, zulüm ve taşkınlıktan sakınır. Cennetin en üst tabakalarına kavuşur. Aksi takdirde kendisini cehennem azabına, hatta en şiddetli dünya azabına sokar. Yüce Allah'ın türlü türlü azabını içeren şu sözünü bilmez misin? ”Rabbim sizden başka bir milleti yerinize getirebilir."

57 ﴿