60

Bu davranışlarının cezası olarak, uyanlar ve uyulanlar hep birlikte

bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete uğradılar. Allah'ın rahmetinden uzaklaştırıldılar. Yüzüstü ebedî felâketin içine düştüler.

Bilin, dikkat edin

ki, Âd kavini Rablerini inkâr etti. Onlar her olayı zamana nisbet ettikleri için ”Dehrî" denilen münkirlerden idiler.

Yine iyi bilin ki, Hûd'un kavmi Âd, Allah'ın rahmetinden uzaklaştırıldı. Âyet-i kerimede Âd ismi tenbih edatı olan ve ”iyi bilin", ”dikkat edin" gibi anlamlara gelen ”ela" kelimesi ve ”lanetleme", yani Allah'ın rahmetinden uzak oldukları ifadesi iki kere tekrarlanmıştır. Bu, onların durumlarının korkunçluğuna, seviyelerinin düşüklüğüne işaret etmek ve dolayısıyla onların hallerinden ibret alıp aynı duruma düşmemek için insanların dikkatlerini çekmek içindir. Yine burada yaptıklarından dolayı başlarına gelen azabı hak ettiklerine de işarette bulunulmaktadır.

Kifâye adlı eserde şöyle deniyor: Lanet iki türlüdür. Bunlardan biri, Allah'ın rahmetinden kovulmaktır. Bu da ancak kâfir için olur. İkincisi de, sahih ve erdemli kimselerin derecesinden uzaklaştırılmaktır. Hazret-i peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'in ”Karaborsacı melundur" sözü bu tür lanete işaret eder. Çünkü Ehl-i sünnet mezhebi, büyük günah işlemekten dolayı kimsenin imandan çıkmayacağı görüşünü savunur. Genel anlamdaki lanete örnek şu hadis-i şeriftir: ”Allah ana -babasına lanet edene lanet etsin. Allah, kendinden başkası adına hayvan boğazlayana lanet etsin. Allah suçluyu barındırana lanet etsin. Allah arazi sınırlarını değiştirene lanet etsin." Yine Hazret-i peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: ”Allah, faiz yiyene yedirene, bu konuda şahitlik ve kâtiplik yapana lanet etsin."

60 ﴿