23

Evinde bulunduğu kadın, yani Züleyha, tıpkı hilekâr bir kimsenin karşısındaki kişinin elinde bulundurduğu herhangi bir şeyi elde etmek, onu kaçırmamak amacıyla türlü entrikalarla aldatmaya çalıştığı gibi, hedefine ulaşmak için Yûsuf (aleyhisselâm)'u kandırarak

onun nefsinden murad almak istedi. Ancak Yûsuf (aleyhisselâm), Züleyha'ya kendisinin tam anlamıyla iffet sahibi, nezih bir kimse olduğunu gösteriyordu. Çünkü bir yandan Züleyha'nın vücudunun güzel yerlerini sürekli gördüğü halde kendisine karşı istek duymuyor, bir yandan da emri altında olmasına rağmen, arzularını yerine getirmiyordu. İşte bunlar, onun iffetin ve temizliğin en yüksek mertebesinde olduğunu haykırıyordu...

Ve sayıları yedi olan tüm

kapıları üzerine

iyice kapatıp haydi gel!' dedi.

Züleyha ile Yûsuf (aleyhisselâm) arasında şöyle bir konuşma geçtiği rivayet edilir: ”Ey Yûsuf! Gözlerin ne güzel!" dedi. Yûsuf: ”Cesedimden yere akacak olan ilk şey gözlerimdir" dedi. Züleyha: ”Yüzün ne güzel!" dedi. Bu defa Yûsuf: ”Yüzüm toprağın yemesi içindir" cevabını verdi. Züleyha: ”Saçın ne güzel!" deyince Yûsuf: ”Cesedimden ilk dağılacak olan şey saçımdır" dedi. Bunun üzerine Züleyha: ”İpek yatak serilmiş bir halde hazır beklemekte. Kalk da sana olan ihtiyacımı gider" deyince Yûsuf: ”Arzularını yerine getirirsem cennetteki nasibimden olurum" cevabını verdi. ”Gözüm senin aşkınla dönmüş, sarhoş olmuş bir vaziyette. Sen de gözünü kaldır da benim şu güzelliğime, şu çekiciliğime bak" deyince Yûsuf: ”Güzelliğinle çekiciliğine kocan benden daha lâyıktır" dedi.

O da: benden yerine getirmemi istediğin hiyanet ve isyan anlamına gelen böyle bir iş yapmaktan

'Allah'a sığınırım. Çünkü kocanız Aziz

benim efendimdir, bana güzel davrandı. Beni satın aldıktan sonra size benimle ilgilenmenizi, cömert olmanızı emretti. Yani beni korudu. Şimdi tüm bu iyiliklerin karşılığı, ailesine kötülük yapmak suretiyle kendisine ihanet etmek değildir. Bu sözlerle Yûsuf (aleyhisselâm) Züleyha'ya uygun bir dille kocası Aziz'in hakkına riayet etmesi gerektiğini anlatmaya çalışıyordu.

Şüphesiz ki zalimler ne olursa olsunlar

felah bulmaz'lar. Yani zafer ve kurtuluş dairesi içerisine girmezler

dedi.

Bu âyet, yapılan iyilikten anlamanın vacip olduğuna işaret etmektedir. Nitekim Yûsuf (aleyhisselâm), Züleyha'nın arzularını yerine getirmeyi iki sebepten dolayı reddetti:

Birincisi: Günah ve zulüm olduğundan dolayı. İkincisi: Kocasının kendisine yaptığı iyilikten dolayı.

23 ﴿