30Şehirdeki bazı kadınlar yani ekmekçi, sucu, hayvanlardan sorumlu memur, hapishane görevlisi ve kapıcının kadınlarından oluşan beş kişilik bir grup dediler ki: 'Aziz'in, Kıtfîr'in karısı, uşağının nefsinden onu kandırarak murad almak, onunla ilişkide bulunmak istiyormuş, Yûsuf'un sevdası onun kalbine, kalbinin derinliklerine işlemiş! Biz onu gerçekten kimsenin gözünden kaçmayacak bir şekilde doğruluk ve olgunluktan uzaklaşmış, hataya düşmüş olarak açık bir sapıklık içinde görüyoruz.' Buna kesin olarak inanıyoruz. Âyette geçen ”Azız" Arapça Melik yani kral demektir. Burada kasdedilen Kıtfîr'dir. Görüldüğü gibi kadınlar, Züleyha'nın Yûsufa karşı duyduğu bu meşru olmayan hisleri aralarında birbirlerine anlatırlarken, özellikle ”Aziz'in karısı" tabirini isnad halinde kullanmaya özen göstermişlerdir. Sebebi ise, böyle çirkin bir olayın Aziz gibi hatırı sayılır birinin karısı tarafından işlenmesinin olağan dışı bir olay olarak görülmesi ve büyük yankı uyandırmasıdır. Çünkü insanlar, hatırı sayılır çevrelerde geçen haber ve olayları, işitmeye ve öğrenmeye fazla meraklıdırlar. |
﴾ 30 ﴿