34Rabbi onun duasını kabul etti ve duasında istediği şekilde onların hilesini ondan uzaklaştırdı. Onu koruyarak o derece iffet ve ismet üzere olmasını sağlamlaştırdı ki, artık zindanın zorluk ve mihnetine katlanmaya kendisini alıştırmaya başladı. Günah işlemeyi içeren lezzete karşı zindanı yeğledi. Çünkü O, kendisine yalvarıp yakaranların duasını çok iyi işiten, onların yararına olan şeyleri, onların durumlarını pek iyi bilendir. Şeyh Ebû Bekir Ed-Dekkâk'ın şöyle dediği rivayet edilir: ”Mekke'de yirmi yıl kaldım. Bu süre içinde canım hep süt içmek istiyordu. Sonunda nefsim bana üstün geldi ve Usfan'a gitmek üzere yola koyuldum. Daha sonra Arap mahallelerinden birine misafir olmak istedim. Burada gözüm güzel bir cariyeye takıldı. Kalbimi çelmişti. Bana: ”Ey Şeyh! Sen gerçekten sadık bir kul olsaydın, süte karşı olan iştahın giderdi" dedi. Bunun üzerine Mekke'ye döndüm ve Kabe'nin etrafını tavaf ettim. Daha sonra rüyamda bana lâkabı ”sıddîk" olan Yûsuf (aleyhisselâm) gösterildi. Kendisine: ”Ey Allah'ın Nebisi! Züleyha'dan kurtulman sebebiyle Allah, gözünü aydın kıldı." dedim. O da bana: ”Hayır, aksine Usfanlı cariyeden kurtulman nedeniyle Allah senin gözünü aydın kıldı" dedi. Sonra da ”Rabbinin makamında durmaktan korkan kimselere iki cennet vardır." (Rahman: 46) âyetini okudu." Nitekim şair şöyle demiştir: Yaparsan gözünü kalbine delil Gördüklerin sana yorgunluk verir. Gördüğün herşeyi edemezsin elde Azına da sabredemezsin elbette. |
﴾ 34 ﴿