36

Yûsuf içeri atılırken

onunla birlikte zindana, kralın hizmetçilerinden olan ve biri su taşıyan, diğeri de ekmek yapan

iki delikanlı daha girdi. Bir rivayete göre bu iki delikanlı kralı öldürmek amacıyla onun yiyeceğini ve içeceğini zehirlemeye karar verirler. Ancak sucu bunu yapmaktan daha sonra vazgeçer. Yemek gelince krala: ”Ey Kralımız! Sakın yeme! Çünkü ekmek zehirlidir" der. Bunun üzerine ekmekçi de: ”Ey Kralımız! Sakın bir şey içme! Çünkü içki zehirlidir," der. Kral bu durumu görünce sucuya: ”Bunu iç!" diyerek ona içmesini emreder. O da içer, ancak kendisine bir şey olmaz. Bu sefer ekmekçiye dönerek: ”Bunu ye!" emrini verir. Ekmekçi yemeyi reddeder.

Bunun üzerine kral yemeğin zehirli olup, olmadığını denemek için bir hayvana yedirir. Hayvan anında ölür. Kral hemen ikisinin de hapsedilmesini emreder. Burada Yûsuf la beraber hapse atılmaları aynı zamana denk gelir.

Onlardan biri yani sucu

dedi ki: 'Ben rüyamda kendimi içerisinde üzüm salkımları olan bir tarlada üzüm toplarken, bu sırada elimde bulunan kralın bardağının içerisine

şarap yani üzüm

sıktığımı ve kendisine takdim ettiğimi, onun da bunu içtiğini

gördüm.' Burada ”üzüm" yerine ”şarap" kelimesini kullanmasının amacı, şarabın üzüm suyunun sıkılarak bekletilmesi sonucunda değişim yoluyla elde edilmesindendir. Yani şarabın aslının üzüm olduğuna işaret edilmektedir.

Diğeri de yani ekmekçi:

'Ben de kendimi kralın mutfağında

başımın üstünde, içerisinde ekmekle çeşitli yiyeceklerin bulunduğu sepetleri ve yırtıcı

kuşların bu sepetlerden alarak

yediği ekmeği taşıdığımı gördüm, dedi. Daha sonra ikisi birden:

'Onun yani sana bildirdiğimiz bu iki rüyanın

yorumunu bize haber ver. Çünkü biz seni rüya tabirinden anlayanlardan,

güzel davrananlardan görüyoruz' dediler. Delikanlılar bu sözü Yûsuf un zindandaki bazı tutukluların anlattıkları rüyaları doğru olarak yorumladığını, sonra da olayların onun yorumladığı şekilde cereyan ettiğini görünce söylediler.

36 ﴿