37

Yûsuf gençlerin bu durumundan istifade ederek isteklerini yerine getirmeden önce onları Tevhid Dini'ne davet etmek, kendilerine imanı öğretmek ve onun güzelliğini göstermek istedi. Tıpkı tüm peygamberlerin hidayete, irşada ve insanlara şefkatli olmaya davet ederken kullandıkları metotta olduğu gibi... İşe onlara kendisinin bu davetindeki ve rüyaları yorumlamasındaki haklılığını ve doğruluğunu ispat etmek için, mucize olarak onların bilmedikleri bazı gayb haberlerini vermekle başladı ve

dedi ki: 'Size içinde bulunduğunuz bu yerde

yedirilecek yemek size gelmeden önce, onun yorumunu mutlaka size haber vereceğim. Yani ne suretle olursa olsun, sizin için hazırlanan yemeğin rengini, kokusunu, diğer özelliklerini, şeklini ve mahiyetini size bildirmeden yemeğiniz buraya alaşmayacaktır. Zaten zindandakilere İsa (aleyhisselâm)'nın hali gibi bilinmeyen bazı olaylardan haberler veriyordu.

İşte bu şekilde Yûsuf (aleyhisselâm) onlara henüz yemekleri zindana getirilmeden, ondan haber verip özelliklerini bildirince: ”Bu kâhinlerle yıldızlara bakan müneccimlerin işidir" dediler. Bunun üzerine Yûsuf onlara şöyle cevap verdi: Ben kâhin değilim.

Bu rüyaları yorumlamam, gaybten haberler vermem, kahinlik yapmak, yıldızlara bakmak kabilinden değil, aksine ilham ve vahiy yoluyla

Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Çünkü ben Allah'a inanmayan bir kavmin dinini, doğru ile yanlışın içerisine karışmasından sonra değil, başından beri

terkettim. Onlar âhireti Dünya'da işlenen amellerin oradaki karşılıklarıyla beraber

inkâr edenlerin tâ kendileridir.

37 ﴿