41

Ey zindan daki

arkadaşlarım! Rüyalarınıza gelince,

biriniz daha önce olduğu gibi

efendisine şarap içirecek. Burada ”biriniz" derken, cümlenin gelişi içki taşıyıcısını ima ettiğinden, açıkça kim olduğu belirtilmemiştir.

Yûsuf un içki taşıyıcısına: ”Gördüğün o üzüm bağıyla onun güzelliğinin yorumuna gelince, üzüm bağı krala, güzelliği ise onun yanındaki senin iyi durumuna işaret etmektedir" dediği rivayet olunur.

Diğeri yani ekmekçi

ise asılacak ve kuşlar onun başından beynini

yiyecekler. Yani Yûsuf ekmekçiye şöyle dedi. ”Ne kötü bir rüya gördün!.. Mutfaktan çıkışının anlamı, işinden olman demektir. Gördüğün üç adet sepet ise, üç gün geçeceği, daha sonra kralın seni yakalatma emri çıkararak çarmıha gereceği, sonra da kuşlar tarafından beyninin yenileceği anlamına gelir."

Rüyanızda görüp de

yorumu hakkında sorduğunuz iş bu şekilde

kesinleşmiştir.'

Rivayet olunduğuna göre, Yûsuf (aleyhisselâm) gençlerin rüyalarını tabir edince: ”Biz bir şey görmedik" diye inkâra kalkıştılar. Bunun üzerine Yûsuf onlara, söylediklerinin ister doğru, ister yalan olsun, mutlaka gerçekleşeceğini bildirdi. Durum, inkâr etme olayının ekmekçiden kaynaklandığını göstermektedir. Çünkü içki taşıyıcısının rüyasını inkâr etmesi için ortada bir sebep yoktu. Ancak arkadaşının durumunu göz önüne alarak inkâr etme yoluna gitmesi mümkündür. Durum ne olursa olsun, olaylar Hazret-i Yûsuf’un yaptığı yorum doğrultusunda cereyan etti.

Nitekim kral içki taşıyıcısını zindandan çıkardı ve emanete hıyanetlik yapmadığını anlayınca eski makamına getirdi, kendisine ikramda bulundu.

Aynı şekilde ekmekçiyi de zindanından çıkardı. Ancak onun kendisine hıyanet ettiğini anlayınca elbisesini soydu ve ölünceye dek kendisini kamçılattı. Sonra da çarmıha gererek cesedini yol üzerine bıraktı. Daha sonra kargalar oraya üşüştüler ve ekmekçinin kafasını yemeye koyuldular.

Tarihte ilk kez çarmıha gererek öldürmeyi, sözü geçen bu kral uygulamıştır. Daha sonra da şu âyette anlatıldığı gibi, Hazret-i Mûsa dönemindeki Firavun kullanmıştır: ”...Ve sizi hurma dallarına asacağım." (Taha : 71 )

Rivayete göre Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) Bedir savaşından Medine'ye dönerken, Irku'z-Zabye diye isimlendirilen, altında gölgelenilen bir ağacın yanından geçti. Burada esirlerden Ukbe b. Ebî Muayt'ın çarmıha gerilmesini emretti. İslâm Tarihinde kâfirler içinde ilk çarmıha gerilen kimse bu şahıstır. Mekke'de iken Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)'e iftira ediyordu. Bir keresinde de mübarek yüzlerine tükürmüştü.

Ölüm çeşitlerinin en zoru, nefesin vücutta hapsedilmesi sebebiyle çarmıha gerilmek suretiyle meydana gelenidir. Ancak hakim cezayı daha da şiddetlendirmek ve insanların ibret almalarını sağlamak amacıyla gerekli görürse, bazı suçlular için çarmıha gerilmek yoluyla ölüm cezasını uygular.

41 ﴿