42Yûsuf onlardan, kurtulacağını bildiği kimseye dedi ki: 'Beni efendinin yanında an' ve ona: ”Zindanda suçsuz yere hapsedilmek suretiyle zulme uğramış, uzun süredir de orada bekletilen bir hizmetçi var" de. Belki acır da, beni bu çıkmazdan kurtarır." Fakat şeytan onu, yani içki taşıyıcısına kalbine Yûsuf’u hatırlamasını engelleyecek işler ve vesveseler sokmak suretiyle efendisine anmayı unutturdu. Dolayısıyla Yûsuf bu unutma nedeniyle birkaç sene yani yedi sene daha zindanda kaldı. "El-Feth"'in müellifi, Yûsuf (aleyhisselâm)'un zindanda on iki sene beklediğini söylemiştir. Bahru'l-Ulûm isimli eserde de musibetlerin giderilmesi için -genel olarak iyi bir şey olsa bile- Allah'tan başkasından yardım istemenin enbiya makamına yakışmayacağı bildirilmektedir. Çünkü enbiya, insanların en faziletlileri oldukları gibi, aynı zamanda yüksek makam sahipleridir. Durum böyle olunca Allah'tan başkasından yardım istemek en faziletli ve en evlâ olanı terketmek demektir. Şüphesiz enbiya, küçük günahları işlemeleri halinde, başkalarının işlediği büyük günahlar sebebiyle azarlandıkları ölçüde azarlanırlar. Yûsuf (aleyhisselâm)'un, başkasından yardım istemeyi terketmek suretiyle, atası Hazret-i İbrahim'e uyması gerekirdi. Tıpkı şu rivayette olduğu gibi: Cibril (aleyhisselâm), Hazret-i ibrahim'e ateşe atılırken: ”Bir şeye ihtiyacın var mı?" diye, sormuş, o da: ”Senin için kesinlikle hayır" cevabını vermişti. Bunun üzerine Cibril kendisine: ”Rabbinden iste" deyince: ”Rabbimin benim halimi bilmesi, benim için yeterlidir" demişti. Mâlik b. Dinar'dan şöyle rivayet edilmiştir: Yûsuf (aleyhisselâm) kralın sucusuna: ”Zindandan çıkınca beni efendinin yanında an, durumumu ona bildir," deyince Allah'ü teâlâ: ”Ey Yûsuf! Sen Benden başka vekil edindin, Ben de senin hapsini uzatacağım" buyurmuştu. Bunun üzerine Yûsuf (aleyhisselâm) ağlamış ve: ”Ya Rabbi! Kalbimi dertler, üzüntüler, sıkıntılar katılaştırdı. Ağzımdan düşünmeden bir kelime çıktı, bir daha onu tekrar etmiyeceğim" demişti. Hasan Basrinin bu rivayeti okudukça ağladığı ve şöyle dediği söylenir: ”Başımıza herhangi bir hal gelse, hemen insanlara koşardık." |
﴾ 42 ﴿