4

Biz, her Peygamberi emrolunduklarını, gönderildikleri insanlara kolayca açıklayabilmeleri için, kabul etmekle emrolundukları ilâhî mesaj ve daveti kendilerine rahatlıkla anlaşılabilecek şekilde açıklamaları için aralarından görevlendirildikleri

kavimlerinin diliyle gönderdik. Böylece peygamberlerin kavimleri de aldıkları direktifleri başkalarına iletme imkânı bulurlar. Ayrıca insanları ilâhî yola çağırmak ve onları uyarmak, herkesten önce Peygamberlere ilk iman edenlerin görevidir. Bu yüzden Hazret-i Peygambere de: ”Önce en yakın akrabalarını uyar." (Şuarâ: 214) diye emredilmiştir.

Allah, saptırmasını

dilediğini saptırır, onda küfür ve dalalet tohumu yaratır; yani onu, dalalete götürücü etkenlerle karşı karşıya getirir. Doğru yola yönelmesini

dilediğini de doğru yola iletir. Gerçeği benimsemeye eğilimli olduğu ve hidayeti hakettiği için Yüce Allah, onun yapısında iman ve hidayeti meydana getirir.

Allah her şeye galiptir, dolayısıyla, istediğini yapabilme gücüne sahiptir,

hüküm ve hikmet sahibidir. Bu yüzden saptırma ve doğru yola iletme gibi yaptığı işler, mutlaka önemli bir sebep ve hikmetten dolayıdır.

Şu halde Peygamberlerin görevi sade ilâhî mesajları tebliğ etmek, gerçekleri açıklamak ve aydınlatmaktan ibarettir. İnsanları hidayete erdirip hakka yöneltmek ise Yüce Allah'ın elindedir. Allah dilediğini yapar ve irade ettiği şekilde hüküm verir.

4 ﴿