6Ey Rasûlüm Muhammed! İnsanlara bir de şunu hatırlat: Hani bir zaman, Mûsa kavmine, İsrail oğullarına şöyle demişti: 'Allah'ın sizlere verdiği nimeti hatırlayın! Allah, bir zamanlar size, dayanılmaz işkenceler yapan azabın her türlüsünü çektiren, sizi en zor işlerde çalıştırıp size büyük sıkıntılar veren ve oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakan Firavun ailesinden, sizi kurtarmıştı. ”Oğulların boğazlanması" da ”dayanılmaz bir işkence" olduğu halde edebî bir sanat olarak genel bir biçimde belirtilen ”dayanılmaz işkenceler" ifadesi atıf harfi olan vav ile atfedilmesi şiddetli ve iğrenç bir iş olduğuna dikkat çekmek içindir. Bu durumda ”oğulların boğazlanması" meselesi başlıbaşma büyük bir felâkettir. Sıradan değil, apayrı bir işkencedir. İfadenin başında yeralan ”ve" kelimesi de bunu göstermektedir. Eğer başında ”ve" kelimesi yer almasaydı tıpkı Bakara ve A'râf sûrelerinde olduğu gibi işkencenin bir açıklaması olurdu. Bu işkenceleri yapmalarının başlıca sebebi de şudur: Firavun, rüyasında Beytu’l-Makdis tarafından bir ateşin çıktığını ve İsrail oğullarının değil, sadece Kıptîlerin evlerini yaktığını görmüştü. Bunun üzerine kâhinler Firavun'u korkutmuşlar, İsrail oğullarından bir çocuk dünyaya geleceğini ve bu çocuğun, saltanatıyla birlikte Firavun'u ortadan kaldıracağını söylemişlerdi... Bu yüzden kin ve nefret dolu olan Firavun paçalarını ve kollarını sıvadı, olayı kökünden halletme yoluna başvurdu. İsrail oğullarının erkek çocuklarını boğazlayıp kadınlarını ve kızlarını sağ bıraktı. Onları da köle ve hizmetçi olarak kullanacaktı. Kadınları, kocalarından ayırıyor ve beraber olmalarına engel oluyordu. Aslında bu öldürmekten de beterdi, hatta ölüm daha kolaydı. Bütün bunlarda, sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardır.' Bütün bu acı ve dayanılması güç olaylar, sizin için için bir sınav niteliğindedir. |
﴾ 6 ﴿