9Sizden önce gelen Nuh kavminin inkarcılığa sapıp Allah'ın nimetlerine karşı şükür görevlerini yapmadıkları için tufanla bozduruldukları, Ad kavminin rüzgârla helak edildikleri ve Semûd kavminin bir bağırışla yok edildikleri, bu Peygamberlerin kavimlerinin ve onlardan sonra gelenlerin İbrahim kavmi, Medyen halkı ve ”altüst olan ülke" halkı gibi diğer milletlerin haberleri Mûsa (aleyhisselâm) aracılığıyla size ulaşmadı mı? Bu, ispat amaçlı yadırgayıcı bir sorudur. Yani yukarıda anlatılan milletlerle ilgili haberler size kesinlikle ulaştı... Onları Allah'tan başkası bilmez. Bunların durumlarını Allah'tan başkası bilemez. Çünkü onların haberleri kesilmiş, izleri silinmiştir. Nitekim Mâlik, herhangi bir kişinin, Hazret-i Âdem'e kadar olan babalarını tek tek saymasından, atalarını bir bir sayarak tâ Hazret-i Âdem'e dayandırıncaya kadar ben falancanın, falancanın... oğluyum diye sıralamasından hoşlanmazdı. İbn Mes'ûdun da bu âyeti okurken: ”Neseb bilimiyle uğraşanlar yalan söylüyorlar." dediği nakledilir. Çünkü Yüce Allah, bunun gerçek mahiyetinin ancak kendisi tarafından bilinebileceğini, dolayısıyla kullara böyle bir bilginin verilmediğini belirtir. Peygamberler; onlara, içinde ufak bir şüphe bulunmayan apaçık mucizelerle geldiler. Fakat onlar, ellerini ağızlarına götürerek dilleriyle tasdik etmeyeceklerine işaret ederek, ya da Peygamberlerin susınalarını sağlamak için ağızlanın kapamalarına işarette bulunarak, Peygamberlerin yalan söylediklerini îmâ ederek şöyle dediler: 'Biz, sizin getirdiklerinize inanmıyoruz. Kitap ve risalete iman önerilerinizi reddediyoruz. Bizi davet ettiğiniz şeyden de şüphe ve kaygı içindeyiz.' Allah'a inanmak ve O'nu birlemek gibi çağrılarınızın gerçekliği konusunda ciddi kuşkularımız vardır. Katûde der ki: ”Yani onlar peygamberleri yalanladılar ve getirdiklerini reddettiler." Ebu's-suûd der ki: ”Yukarıdaki ”sizin getirdikleriniz" den amaç, Peygamberlerin kanıt olarak ortaya koydukları mucizelerdir. Buna göre, inkarcıların mucizeleri inkâr etmesi, sözkonusu mucizelerin Peygamberliğin doğruluğuna delil olmasını kabul etmemesi anlamındadır." |
﴾ 9 ﴿