10

İnkarcıların aptalca sergiledikleri söz ve davranışları yadırgayan

Peygamberleri de: 'Gökleri ve yeri yaratan içindeki yaratıklarla birlikte onları yoktan vareden

Allah'tan hiç şüphe edilir mi? Varlığının kanıtları her şeyden daha belirgin iken O'nun varlığı ve birliği hakkında şüpheye düşülür mü? Hayır, kesinlikle!...

Halbuki O, sizi, günahlarınızın bir kısmını yani zulüm, haksızlık ve kul hakkı dışındaki günahlarınızı

affetmek ve kendisinin takdir ettiği

belirli bir zamana kadar da size müsade etmek için çağırıyor.' dediler. Yani ömrünüzün sonuna kadar size süre tanıyor. Bu zaman zarfında iman ettiğiniz takdirde O'nun bağışlaması na mazhar olacaksınız. Aksi halele, sizi ivedi olarak ortadan kaldıracakdır.

Kavimleri de Peygamberlerine, şöyle dediler: 'Siz de bizim gibi insandan başka bir şey değilsiniz. Hal ve hareketlerinizle bizden farksızsınız. Peygamberliğinizi gerektirecek bir ayrıcalığınız yoktur. Öyleyse niye biz değil de siz Peygambersiniz. Ayrıca siz

(davet ettiğiniz şeylerle) bizi, atalarımızın taptıklarından yıllarca ibadet ettikleri putlarından

uzaklaştırmak istiyorsunuz! Eğer bizim söylediklerimiz doğru değil de, siz Allah tarafından gönderilmiş bir Peygamberseniz

bize apaçık bir delil getirin.' Böylece Peygamber olduğunuzu. Peygamberliğe lâyık bir nitelik taşıdığınızı, yüce bir fazilete sahip bulunduğunuzu anlayalım... Ancak inkarcılar, Peygamberlerin getirdikleri mucize ve kanıtlara önem veırneyerek yeni yeni mucize isteğinde bulundular. Şüphesiz tüm bunlar, inat ve inkarcılıktan kaynaklanıyordu.

10 ﴿