14

Size söyledikleri: ”Sizi kesinlikle memleketimizden sürgün edeceğiz." (İbrahim: 13) şeklindeki sözlerinin cezası olarak da tam aksine:

onları yok ettikten sonra, yerlerine sizleri yerleştireceğiz. O zalimlerin yurtlarında sizleri barındıracağız. Nitekim ”Kim komşusuna eziyet ederse, Yüce Allah zulmettiği komşusunu onun evine vâris kılar," şeklinde meşhur bir söz vardır.

Zemahşerî der ki: ”Ben bu gerçeği çok yakın bir zamanda gözümle gördüm. Şöyle ki: Benim bir dayım vardı. Köyün ağası ona haksızlık ediyor ve ona bağlı olarak bana da zulmediyordu. Günün birinde sözkonusu ağa öldü ve Yüce Allah beni onun servetine kondurdu. Birgün baktım ki dayımın çocukları onun konağına girip çıkıyorlar; sağa-sola birtakım emir ve yasaklar savuruyorlar. Bunun üzerine ben onlara: 'Kim komşusuna eziyet ederse Yüce Allah, zulmettiği komşusunu onun evine vâris kılar,' sözünü hatırlattım ve eski olayları anlattım. Sonra hep birlikte Yüce Allah'a şükür secdesine kapandık."

Bu da, yani sözkonusu mükâfatın yukarıdaki biçimde gerçekleşmesi olayı da

makamımdan yani kıyamet günü hesap meydanındaki konumumdan

ve azap ile cezaya ilişkin

vaadimden korkanlar içindir.' Şüphesiz hesap verme olayı, müminler için -tıpkı namaz kılmak gibi- son derece basittir. Kıyamet günü de onlar için gündüzün normal bir saati gibidir. Kısacası Yüce Allah'ın azap ve cezasından korkup gereğini yapanlar, yukarıdaki mükâfatlara kavuşurlar.

14 ﴿