32

Gökleri ve yeri yaratan, içlerindeki ulvî cisimleri ve çeşitli yaratıkları yoktan vareden,

semadan yani oradaki bulutlardan

su indirip yağmur yağdırıp

onunla size rızık olarak meyveler çıkaran, toprağa kabullenme gücü verdiği gibi suya da etkin bir kuvvet verip bu sayede size yiyecek, içecek ve giyecek türünden çeşitli nimetler veren,

izniyle yani O'nun irade ve yönlendirmesiyle

denizde seyretmek üzere gemileri hizmetinize veren, sözkonusu gemileri nasıl yapacağınızı, onları nasıl kullanacağınızı ilham etmek suretiyle size öğreten,

ırmakları emrinize âmâde kılan onları menfaatinize sunan, ekin, bağ, bahçe ve benzeri malları sulamanızı sağlayan Yüce

Allah'tır.

Yukarıda göklerden ve yerden sözedilirken, göklerin öne alınmasının hikmeti, onların tıpkı erkeğin dişiye karşı olan konumuna benzer bir konumda olduğundan dolayıdır. Semadan indirildiği belirtilen sudan amaç ise suyun bir çeşidi olan yağmurdur. Öte yandan yukarıda bulunan her şeye ”semâ" denilebildiği için ”bulutlardan" ifadesi yerine ”semâdan" ifadesi kullanılmıştır.

Denizde seyreden gemilerden sözedilmesi ise ayrı bir inceliktir. Nitekim Hazret-i Ömer, birgün Amr b. As'a: ”Bana denizi tarif et." deyince Aınr şu karşılığı vermiş: ”Ey müminlerin emiri! Deniz, -tıpkı bir kurtçuğun kocaman bir dala tırmanması gibi- güçsüz bir yaratığın bindiği muhteşem bir varlıktır."

Öte yandan Bahru'l-Ulûm adlı eserde yukarıda sözkonusu edilen nehirlerden amacın beş büyük nehir olduğu belirtilir ve bunlar şöyle sıralanır: 1-Hind nehri olan Seyhun, 2- Belh nehri olan Ceyhun, 3 ve 4- lrak nehirleri olan Dicle ile Fırat, 5- Mısır nehri olan Nil. Allah, bunların beşini de cennetteki bir kaynaktan indirmiş, onları çeşitli dağlara emanet edip yeryüzüne akıtılmalarını sağlamış ve insanların hizmetine sunarak çeşitli şekillerde yararlanmalarına imkân hazırlamıştır. Diğer tüm nehirler ise bunlara tabidir ve bunların detayları sayılır. Başka bir deyimle yeryüzündeki tüm akarsuların aslı sanki bu beş nehirdir.

32 ﴿