37Ey Rabbimiz! Soyumdan bazılarını, İsmâîl ve zürriyetini kutsal 'Ev'inin yanındaki çorak vadiye, içinde hiçbir şey yeşermeyen taşlık, ya da Şeyh Fahrettin er-Râzî'nin tefsirinde belirtilen deyimle iki dağ arasında bulunan susuz ve ziraatsiz Mekke vadisine -ey Rabbimiz!- sadece ve sadece namaz kılmaları için yerleştirdim. Onları kutsal evinin (Beyt-i Harem'inin) yanında yerleştirmemin başka bir dünyevî amacı yoktur. Evin Allah'a nispet edilmesi ona şeref kazandırmak içindir. Öte yandan ona ”kutsal" denilmesinin sebebi ise Yüce Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günden beri ona kötülükle saldırmayı haram kıldığından, orada savaş ve avlanmayı yasakladığından, oraya ihramsız girilemeyeceğini vurguladığından, Tufan'ın orayı istila etmesine izin vermediğinden dolayıdır. Böylece ona ”atîk-azatlı" yani sözkonusu kötülüklerden ve istilalardan azat edilmiş yer denilmiştir. Bu yüzden çok büyük değere sahiptir. Öte yandan Hazret-i İbrahim'in ”Rabbimiz" şeklinde çoğul ifadeyle Yüce Allah'a seslenmesi, kendisi ve soyu adına konuştuğundan ötürüdür. Seslenmesi esnasında ikinci kez ”ey Rabbimiz" demesinin sebebi ise hemen ardından, söyleyeceği hususun dikkate alınmasını şiddetle arzuladığından dolayıdır. Bir kısım insanların kalplerini onlara meylettir. Seve seve onlara doğru koşsunlar. Onları yani orada yerleştirdiğim zürriyyetimi çeşitli meyvelerle rızıklandır ki şükretsinler. Onların orada çeşitli meyvelerle rızıklandırılmaları için ya oraya yakın bir yerde çeşitli meyvelerin yetişebileceği birtakım yerleşim birimleri kurulacaktı, ya da dünyanın çeşitli yerlerinden değişik meyve çeşitlerinin getirilmesi sağlanacaktı. Nitekim her iki husus da gerçekleştirilmiş ve orası hem baharlık, hem yazlık, hem de sonbaharlık meyvelerin aynı günde bulunabilir hale gelmiştir. Âcizane diyorum ki bu duanın, Kabe'nin inşasından sonra mı, yoksa Mekke'ye ilk geldiklerinde yani Kabe'nin inşasından önce mi yapıldığı hususunda İslâm âlimleri ihtilaf etmişlerdir. Ancak ”Rabbim, bu beldeyi.." (İbrahim, 35) ifadesi birinci görüşü teyicl ediyor. Çünkü ”bu ..." derken varolan birşeye bizzat işaret edilmiştir. Ayrıca bu âyetteki ”Kutsal evinin yanındaki..." ifadesiyle ”Yaşlandığım bir sırada bana İsmâîl'i, sonra İshak'ı veren Allah'a hamdolsun." (İbrahim: 39) ifadesi yine bu duanın, Kabe'nin inşasından sonra yapıldığı görüşünü desteklemektedir. Çünkü Kabe'nin inşasından önce henüz îshak dünyaya gelmemiştir. Bir kısım âlimler ise sözkonusu işaretin, belde kurulmadan önce zihinde tasarlanan bir hususa yapıldığını; çünkü Yüce Allah'ın onun yerini belirlediğini dolayısıyla ona işaret etmenin mümkün olabileceğini savunmuşlardır. |
﴾ 37 ﴿