41Ey Rabbimiz! Herkesin hesaba çekileceği mükelleflerin hesabının adaletli bir biçimde yapılıp sonuca bağlanacağı günde, insan olarak yaptığım birtakım hatalardan dolayı beni, annemi, babamı ve soyumdan olsun-olmasın bütün mü'minleri affet.' Hazret-i İbrahim'in anne-babasına dua etmesi, onların son durumlarını tam olarak bilmediği zamana rastlar. Nitekim Kevaşi'nin yazarı der ki: ”Hazret-i İbrahim henüz hayatta oldukları bir dönemde hidayete erebileceklerini umarak ve arzulayarak onlara dua etmiştir." Hadiste de şöyle buyurulmaktadır: ”Hazret-i ibrahim, kıyamet gününde babası Azer'e yüzü küllü, tozlu bir biçimde rastlar ve ona der ki: ”Ben sana, hana isyan etme demedim mi?" Bunun üzerine Azer der ki: ”Bugünden sonra artık sana isyan etmeyeceğim." Sonra Hazret-i ibrahim Yüce Allah'a: ”Ya Rabbi! Kıyamette seni rezil etmeyeceğim dememiş miydin? diye yalvarır ve şöyle devam eder: ”Babamın cehennemde oluşundan daha büyük bir rezalet mi olur?" Bunun üzerine Yüce Allah şöyle cevap verir: ”Ben cenneti, kesinlikle kâfirlere yasakladım." Sonra Hazret-i ibrahim'e: ”Ey ibrahim, ayaklarının altında ki ne bak bakalım" diye seslenilecek, o da bakar ki çok kıllı ve üzeri kirli paslı erkek bir sırtlan, işte onun ayaklarından tutulur ve cehenneme fırlatılır." Öte yandan inanan hanımlar da mü'min erkeklere hükümlerde tabi oldukları için âyetle ”li'l-mü’minin" denilerek erkek mü’minlere işaret etmekle yetinilmiştir. Nitekim bu dua hem erkek, hem de kadınlar için kabul edilmiştir. Ayrıca kişi dua ettiğinde duayı sadece kendisiyle sınırlı tutmaması sünnettendir. Nitekim el-Esrar'da şöyle bir hadisin olduğu kaydedilir: ”Herhangi bir topluluğa imam olan kimse, dua ettiğinde kendisini anıp da onları unutmasın. Aksi takdirde onlara hainlik etmiş olur." Hadisi Sevban rivayet etmiştir. Duâ eden yalnız da olsa evlâ olan ”bizi bağışla" şeklinde çoğul sîgası kullanmasıdır. |
﴾ 41 ﴿