43

Onlar, başlarını göğe kaldırarak, korka korka endişeli ve ezik bir biçimde

çağırıldıkları yere doğru koşacaklardır.

Âyetteki başlarını göğe kaldırma anlamındaki ”mukrıî'" kelimesinin mastarı olan ”ikna"' ile ilgili olarak Tehzibu'l-Masadır isimli eserde şu açıklama yapılmaktadır: ”İkna, kişinin kendi kafasını yukarıya dikip gözucuyla önüne bakmaya çalışması anlamına gelir." Nitekim Hasan Basri der ki: ”Kıyamet gününde herkesin yüzü göğe dönüktür, dolayısıyla kimse kimseye bakamaz. ”

İşte bunların

gözleri donacak, göz kapakları hareket etmeden gözler apaçık kalacak

gönülleri ise

bomboş kalacaktır. Olağanüstü bir şaşkınlık ve dehşet içerisinde olduklarından akıl, kavrayış ve anlama adına hiçbir şeyleri kalmayacaktır. Sanki içinde hiçbir şey bulunmayan bir boşluktan ibaret kalacaklardır.

Özetlemek gerekirse o günün dehşetinden dolayı gözler donacak, başlar yukarı doğru çakılacak ve gönüller bomboş kalacaktır. Allah cümlemizi o gün kararlı, inançlı ve problemsiz olanlardan eylesin.

Bu âyet, Hazret-i Peygamber için bir teselli, zulme uğrayanlar için bir taziye ve gönül alma, zalimler için ise bir tehditten ibarettir.

Kevaşı’de belirtildiğine göre bir kısım âlimler mazlumun uğradığı zulümle birlikte ölmesini delil göstererek kıyametin mutlaka vuku bulacağını ispatlamaya çalışmışlar ve bir kayanın kenarında şu mısralara rastlandığını ileri sürmüşlerdir:

Gözlerin uykuya daldı, Ancak mazlum uyanıktır. O, sana beddua okumaktadır.

Yüce Allah'ın gözlerine ise hiçbir suretle uyku girmez.

43 ﴿