48Ey Peygamber! Ayrıca şunu da hatırla ki, bilinen, tanınan ve içinde yaşanılan bu yerin tanınmayacak bir başka yere, bilinen şu göklerin başka göklere çevrileceği değiştirileceği ve bütün varlıkların kabirlerinden çıkıp bir ve her şeye galip olan, sorgulaması ve karşılık vermesi için Allah'ın huzuruna vardıkları o dehşetli günde. Evet, işte o günde herkes yaptığının karşılığını alacaktır. Ayrıca o haşir gününde, insanlar sırat köprüsü üzerinde bulunacaklardır. Nitekim Hazret-i Âişe diyor ki: ”Ben bir seferinde Hazret-i Peygambere yerin başka bir yere değiştirileceği o günde insanlar nerede olacaklardır" diye bir soru sordum. Allah'ın Rasûlü buyurdu ki: ”Bana öyle bir şey sordun ki daha önce hiç kimse bana böyle bir şey sormamıştı: insanlar o gün sırat üzerinde olacaklardır." Öte yandan Kurtubî'nin el-İfsah müellifinden naklettiğine göre yer ve gök iki kez değiştirileceklerdir. Sûr’un üfürülüşünden önce meydana gelen birinci seferde sadece özellikleri kaybolur, yani yıldızlar dökülür, dağılır. Ay ve güneşin ışıkları gider, erir, öyle ki erimiş yağ ve katran gibi kesilir. Yer soyulur, dağları tıpkı bulutlar gibi hareket etmeye başlar. Vadileri düzleşir. Ağaçları sökülür, dümdüz bir kıraç oluverir. Haşir meydanında toplanıldığı zaman meydana gelen değişiklik, yani ikinci sefer ise mahiyetleri değişir. İşte o zaman şimdiki yer, gümüşten bir yere değiştiriliverir. Sahire adı verilen o yer günahlardan temizdir. Gökler de altından olacaktır. Nitekim bu hususlar Hazret-i Ali'den de rivayet edilmiştir. Bu âyetin sonunda ”bir" ve ”her şeye galip" şeklinde Yüce Allah'ın iki sıfatından bahsedilmesinin sebebi, olayın şiddetli boyutuna işaret etmek içindir. Nitekim başka bir âyette de aynı ifadeler kullanılarak şöyle buyurulmuştur: ”Mülk kimindir bugün? Bir ve her şeye galip olan Allah'ın..." (Mü'min: 16) Şu halde eğer her şey, bir olan ve yenilmeyen birisinin elindeyse, yardım istenecek olan ve sığınılan da yalnız O olacaktır. |
﴾ 48 ﴿