15'Gözlerimiz boyandı, gözlerimizin görme yeteneği kapandı daha doğrusu bize büyü yapılmıştır' derler. Âyet metninde yer alan ”sükkirat ” kelimesi el-Kâmus'ta gözlerimiz bakamadı, şaşırıp kaldı ya da kapandı ve ona perde indi şeklinde açıklanmaktadır. Şayet onlar göklere çıkıp o acayip olayları görselerdi, bize büyü yapılmıştır yani Muhammed bizi büyülemiştir, derler. Nitekim Yüce Allah Kur’ân-ı Kerim'de onların bu durumunu şöyle anlatır: ”Onlar bir mucize görürlerse hemen yüzçevirirler ve eskiden beri devam edegelen bir büyüdür, derler." (Kamer: 2) Kısaca ifade etmek gerekirse bunlara istedikleri mucizelerin tamamı verilse, inkârda ve inatta devam ettikleri için yine ”bunlar yalandır ” derlerdi. Sihir (büyü) harikulade, olağanüstü olaylardandır. Büyü ancak kâfir veya fâsık kimselerin elinde ortaya çıkar. Kâhinlik, kum ve çakılla fala bakma ve buna benzer şeyler de böyledir. Çakıl vurma, kadınların yaptığı şeydir. Buna Arapça’da ”ettargu" denir. Denilmiştir ki kum üzerine çizgi çizmek ve karşılığında bir bedel almak haramdır. Şeyh Salâhaddîn es-Safedî der ki: ”Sihir (büyü) birtakım şeylere üfürmek, yazmak ve düğüm atmak demektir. Bunlar insanların bedenlerine ve kalplerine etki ederler. Bu etkiyle kişi hastalanır, ölür. Sihirle, karı-koca arası açılabilir. Büyü üç imama göre bâtıl olmakla birlikte gerçektir, böyle bir şey vardır. Sihir öğrenmek âlimlerin görüş birliğiyle haramdır ve yine kâhinliği, göz boyacılığını, yıldıza bakmayı, arpa ile fala bakmayı öğrenmek de haramdır." Çarpılmış kimseye sihir kelimeleriyle okuyan ve cin topladığını, onların kendisine itaat ettiklerini iddia eden kimseyi bizim imamlarımız sihirbazların arasında zikrederler. Ahmed b. Hanbel'in böyle bir kimse hakkında fetva vermeyip tevakkuf ettiği (durduğu) rivayet olunur. Said b. el-Müseyyeb'e karısına yaklaşamayan bu yüzden kendini tedavi edecek birini arayan bir adamın durumu sorulur. Said: ”Allahü teâlâ zarar veren şeyi yasaklamıştır, faydalı olanı yasaklamamıştır. Kardeşine faydalı birşey yapabileceksen bunu yap" demiştir. |
﴾ 15 ﴿