21

Böylece insanları

onlardan haberdar ettik ki, onları bir müddet uyuttuktan sonra, sonunda uyandırıp ve insanlara bu mağara ashabını tanıtıverdik ki, onlara yüce kudretimizi gösterelim ve hikmetimizi anlasınlar. İnsanlara bu olayları bildirmemizin gayesi, onları Bizim kudretimizi anlamaya teşvik etmektir. Çünkü, bir şeyi bilmeyen insan, onu görünce öğrenir. Onların bu Ashab-ı Kehf’e rastlamaları, onu bulmaları, onu bilmektir. Burada, sebebin ismi, sebep olan şeye verilmiştir.

Allah'ın vaadinin gerçek olduğunu, kıyametin mutlaka geleceğini ve onda asla şüphe olmadığını bilsinler. Bunların Ashab-ı Kehf’e rastlayıp onu bulmaları, âhireti ve kıyameti inkâr eden bu insanlar Allahü teâlâ 'nın, ruhu ve bedeni öldükten sonra tekrar diriltmesi konusundaki vaadinin hak olduğunu bilmeleri içindir. Bunda hiçbir çelişki ve ihtilâf yoktur. Onların uyuyup daha sonra da uyanmaları, önce ölüp sonra da dirilmeye benzer bir durumdur. Çünkü, uyku ölümün kardeşidir.

Kıyametin kopacağında hiçbir şüphe yoktur. Kıyamet; bütün yaratıkların. Allah huzurunda hesap verip, herkesin yaptığının karşılığını göreceği diriliş vaktinden ibarettir. İşte bu hesap gününün meydana geleceğinde hiçbir şek ve şüphe yoktur.

Allah'ın kendilerini üçyüz küsur sene uykuya daldırıp, cesetlerine hiçbir değişiklik verdirmeden, daha sonra da onları eski hallerine döndürdüğünü gören kimse, Allah'ın nefisleri öldürmeye ve sonradan tekrar dirilterek bilye re toplamaya ve yaptıklarının hesabını sormaya muktedir olduğuna da kesin inanır.

Bunlar, o sırada kendi aralarında, onların (Ashab-ı Kehf’in) durumlarını tartışıyorlardı. Kendi aralarında konuşanlar, Dekyanus'un kavmidir ve Ashab-ı Kehf in durumunu görüşüyorlardı. Allahü teâlâ bunları, ikinci kez öldürdüğü zaman, bunları nasıl gizleyiverecekler ve bulunmalarına nasıl engel olacaklardır. Aralarındaki tartışma konusu işte budur!

'Onların üzerine bir bina yapın" dediler. Rableri onları daha iyi bilir. Onların işine galip gelenler : 'Mutlaka onların üstüne bir mescid yapacağız' dediler. Tartışma esnasında kent halkından bazıları" Mağara kapısı üzerine bir bina yapın. Böyle yapılınca, onların toprağı insanlardan gizlenmiş olur ve hiçbir insan onların yerini bilme imkânı bulamaz," dediler. Halbuki, onların yerlerinin insanlar tarafından bilinmesine ihtiyaç yoktur. Onların hal ve durumlarını Rableri çok iyi bilmektedir.

Onların durumunu bilen, çoğunluğu teşkil eden Müslümanlar ve onların idarecileri ise, Mağara kapısı üzerine orada Müslümanların namaz kılıp, bereket elde edecekleri bir mescit yapmak istediler.

21 ﴿